Birşey yapmak istediğimden emin değilim. Sadece öylesine uzanmak istiyorum. | Open Subtitles | لست واثقة أنني أريد فعل شيئاً فأنا اتخفي قليلاً |
Kukumun derinliklerine bir tomar tuvalet kağıdı soktum ve geri çıkartabilecek miyim emin değilim. | Open Subtitles | أقحمت حشوة كبيرة من ورق الحمام في عمق مهبلي. لدرجة أنني لست واثقة أنني سأتمكن من إخراجها. |
Fakat ben seni sevdiğime emin değilim, Jacques. | Open Subtitles | ولكن جاك، أنا لست واثقة أنني أحبك |
Bu sözü verebileceğime emin değilim. | Open Subtitles | لست واثقة أنني أستطيع قطع هذا الوعد |
Sorun şu ki; ruh eşlerine inandığımdan emin değilim. | Open Subtitles | أنا لست واثقة أنني أعتقد في " رفيق الروح " |
- DNA tarayıcısının donanım gücünü böylesi ağır bir işi kaldıracak kadar artırabileceğimden emin değilim. | Open Subtitles | فسري لي ذلك - لست واثقة أنني أزيد من فعاليته معدات جهاز فحص الحمض النووي ثقيلة الحمل |
Ben anladığımdan emin değilim. | Open Subtitles | لست واثقة أنني أفهم |
Onu benim yaptığımdan emin değilim. | Open Subtitles | لست واثقة أنني من فعلت هذا |
Bunun nereye varacağından emin değilim. | Open Subtitles | لست واثقة أنني سأحب ما يحدث |
Ne dediğini tam olarak anladığımdan emin değilim, Chris. | Open Subtitles | لست واثقة أنني أفهم ما تقوله، (كريس) |