| Bu topraklar Toprak İmparatorluğu halkına aittir ve geri alma vakti gelmiştir. | Open Subtitles | هذه الارض تابعة لسكان مملكة الارض . وهذا هو الوقت لأسترجاع هذه الارض |
| Bu rozeti taktığımda ada halkına da aynı sözü verdim. | Open Subtitles | لقد أبرمت الوعد عينه لسكان هذه الجزيرة عندما وضعت هذه الشارة |
| Ama Tripp Darling şehrin yarısına sahip ve bu New York halkının iyiliği için değil. | Open Subtitles | و لكن امتلاك تريب لنصف المدينة ليس امرا جيدا لسكان نيويورك |
| Bu Jomon halkının Haniwa çalındıktan sonra ağlamasıyla aynı şey. | Open Subtitles | . نفس الأمر بالنسبة لسكان جومون كانوا يبكون بعد سرقة الهانيوا |
| Evet, ülke halkı... artık sadece benden bahsedecek. | Open Subtitles | سأكون الموضوع الأكثر إثارة لسكان هذه الدولة |
| Chosun'un halkı için çalışmaya devam edelim. | Open Subtitles | بالوقت المتبقي ستقومين بأمور جيدة لسكان جوسون؟ |
| Burada benimle durarak Bensenville sakinlerine toplumuzun güvende olduğunu garanti ediyorsunuz.. | Open Subtitles | لتقف معـي وتؤكد لسكان بينسفيـل أن المجتمــع آمــن تمــاماً |
| Siz 13. mıntıka halkına duyuruyorum. - Coin the ailesini kaybetmiş. | Open Subtitles | ـ (كوين) فقدت عائلتها كذلك للمرض ـ لدي إعلان لسكان المقاطعة 13 |
| Onları Paris'te halkına vermemi istiyor. | Open Subtitles | يريدني ان امنحه لسكان باريس |
| Abydos halkına hiçbir şey olmayacak. | Open Subtitles | * لن يحدث شئ لسكان * أبيدوس |
| Saklandığım yeri biliyordu çünkü kasaba halkına yaptığımız onca şey sonrası orada saklanırdık. | Open Subtitles | وهل تعلم؟ لقد عرف المكان لأنه حيث كنا نختبئ حينما كنا صغاراً بعد القيام بكل الأمور المريعة لسكان البلدة أتذكر يا (تي سي)؟ |
| Skip'in neden kazandığını okuduysanız çünkü San Fransisco halkına kulak verdiler, halk scooter'ların dört bir yana savrulmasından bıkmıştı ve Skip şehre giderek şunu söyledi: ''Bu hizmeti başlatacağız, ama bir dizi kuralla kendimiz organize ettiğimiz insanların gereksinimlerine yanıt vereceğiz.'' | TED | ولو أنك قرأتِ عن سبب فوز شركة (Skip)، لعرفتي أن (Skip) استمعت لسكان سان فرانسيسكو، الذين سئموا من الدراجات البخارية الملقاة في كل مكان، وفي الواقع ذهبوا إلى المدينة وقالوا: "سوف ننشر الخدمة، لكننا سنتعامل مع أصحاب الطلبات حيث أننا سننظم أنفسنا حول مجموعة من القواعد." |
| New York halkının neler yaşadığı öğrenmesini istiyorum. | Open Subtitles | أريد لسكان نيويورك أن يعرفوا ما تعرضت له |
| Çöl halkının arazilerimizden geçmesine izin vermek ve savaş süresince onlara yiyecek sağlamak. | Open Subtitles | انه يحتاجنا لنسمح لسكان الصحراء بالعبور من ارضنا ...ويعطيهم الطعام... عندما تكون الحرب دائره |
| Bu lanet kasaba halkının zihinlerini eski sinemanın mucizelerine açmak ve eğer bir kişiyi bile geçmişe gitmeye ikna edebilirsem işte o zaman doğru bir yatırım olmuş demektir. | Open Subtitles | بل إنارة العقول المتحجرة لسكان البلدة إلى عجائب السينما القديمة وإذا استطعت إنارة عقلٍ واحد كل لحظة من الوقت عندها استثماري سيكون قد آتى أُكله |
| Kasaba halkının Valisi olabilirsin. | Open Subtitles | قد تكون حاكم لسكان المدينة. |
| Chosun halkı için çalışacağına dair verdiğin sözü tutacağın konusunda sana güveniyorum. | Open Subtitles | مهما تفعلين اعتقد انك ستوفين بالوعد الذي قطعته لسكان جوسون |
| Tüm yaşamını Chicago halkı için harcadı . | Open Subtitles | كانت حياته مليئة بالعطاء لسكان "شيكاغو" |
| Dedektif Kirmani. Chicago halkı olaya sizin baktığınızı bildiği için çok rahat olmalı. | Open Subtitles | (أيها المحقق (كيرماني يمكن لسكان " شيكاغو " الإطمئنان لتوليك هذه القضية |
| Söylemeye çalıştığım, okul öncesi eğitimin daha fazla ve nitelikli iş fırsatları doğuracağı ve böylece eyalet sakinlerine daha yüksek kişi başı gelir sağlayacağıdır. | TED | كل ما أقصده هو، أن التعليم المبكر للأطقال بإمكانه أن يجلب المزيد من الوظائف الأحسن وبذلك سيساهم في في زيادة ناتج الفرد والدخل العام لسكان الولاية. |