Sana sormak istiyordum ki acaba benimle evlenmek ister miydin? | Open Subtitles | أنا كُنْتُ أُحاولُ. لسُؤالك إذا أردتَي الزَواج. |
Bunu sormak için uygun bir zaman değil ama bekleme odasındayken sizinle gözlerimiz buluştu gibi geldi. | Open Subtitles | هذا قَدْ يَكُون وقتاً شاذّاً لسُؤالك هذا لَكنِّي أُقنعتُ بأنّنا نُصنّفُ جَعلنَا بَعْض الإتصال العيني في غرفةِ الإنتظار. |
Sadakatinin şüphe yaratması sebebiyle sana tek bir şey sormak istiyorum. | Open Subtitles | لذا بولائِكَ أَنْ يُشكّكَ فيه، أنا فقط أردتُ لسُؤالك فقط شيء واحد. |
Size birkaç şey sormam gerekiyor. | Open Subtitles | نَحتاجُ لسُؤالك بَعْض الأسئلةِ. |
Sana sormam gereken bir şey var. | Open Subtitles | هناك شيء أَحتاجُ لسُؤالك حول. امم... |
Sana çok önemli bir soru sormam gerek. | Open Subtitles | عِنْدي a سؤال مهم جداً لسُؤالك. |
Dinle beni Deb. Sana bir şey sormak istiyorum. | Open Subtitles | إستمعْ، ديب، أُريدُ لسُؤالك شيءِ. |
Ben... sakıncası yoksa sana bir şey sormak istiyorum. | Open Subtitles | أنا , uh— أَنا خائفُ أردتُ لسُؤالك سؤالاً. |
Sana sadece bir şey sormak istiyorum. | Open Subtitles | أنا فقط حاجة لسُؤالك شيءِ. |
Sana bir şey sormak istiyordum... | Open Subtitles | جِئتُ لسُؤالك شيء - [دقات] |
Sana birşey sormam lazım. | Open Subtitles | أَحتاجُ لسُؤالك شيءِ. |
Size bir kaç soru sormam gerekiyor. | Open Subtitles | أَحتاجُ لسُؤالك بضعة أسئلة. |