| Birinin hayatını değiştirme duygusu, paha biçilemez bir duygu. | Open Subtitles | انهُ لشعور رائع ان تدرك أنك على وشك أن تغيير حياة شخص ما للأبد |
| Bayan giyimde çalışacağımı bilerek bu merdivenlerden inmek çok iyi bir duygu. | Open Subtitles | اوه , انه لشعور أفضل بكثير النزول من على هذه السلالم مع علمي بأني سأكون في قسم الملابس النسائية |
| Sırtından yükü atmak iyi hissettiriyor. | Open Subtitles | إنـه لشعور جيّد بالتأكيد أن تقلّص الوزن من أقدامك |
| Bizim de ona bir şeyler verebilmemiz iyi hissettiriyor. | Open Subtitles | إنه لشعور طيب بالقدرة على إستعادة ما نستطيع إستعادته |
| Jerry'nin düşünceli bir sevgili olması çok şey ifade ediyor. | Open Subtitles | الحقيقة هي أن المراعي لشعور الآخرين الحبيب جيري يقول الكثير |
| Teşekkür ederim. Çok düşünceli ve naziksin. Memnun oldum. | Open Subtitles | شكراً لكم، هو مُراعي لشعور الآخرينُ جداً ورحيم منك، وأنا أُقدّرُه، |
| Çocukları var ama onlardan yardım istemiyor çünkü yanlarında kendini zayıf hissetmek istemiyor. | Open Subtitles | أعني لديها أبناء لكن لن تسأل عونهم لأنّها ليست مرتاحة لشعور بالضعف حولهم |
| Mucizevi bazı nedenler yüzünden aynanın karşısında çırılçıplak dans ederken görmüş olduğum bir okul öğretmenimin olması harikulade bir duygu. | Open Subtitles | لسببٍ إعجازيّ ما... إنه لشعور رائع أن تكون قد رأيت مدرستك.. ترقص عاريةً أمام مرآة... |
| Evde olmak çok güzel bir duygu. | Open Subtitles | انه لشعور جيد ان تكون في المنزل |
| O sinir herifi görmemek öyle güzel bir duygu ki! | Open Subtitles | انه لشعور جيد أن لا أرى هذا المرعب |
| Ama onu tekrar yanımda görmek çok güzel bir duygu. | Open Subtitles | لكنه لشعور جيد بأن أكون برفقتها مجددا |
| Hayır ama kendimi süper hissettiriyor. | Open Subtitles | لا ، لكن اتعلم ماذا انه لشعور جيد حقا |
| Kıyafetten kurtulmak gerçekten güzel hissettiriyor. | Open Subtitles | إن الخروج من تلك البدلة لشعور رائع |
| İyi hissettiriyor, değil mi? | Open Subtitles | إنه لشعور رائع، اليس كذلك ؟ |
| Aslında bir bakıma iyi de hissettiriyor. | Open Subtitles | -في الواقع إنه لشعور جيد أن أكون هنا |
| Teşekkür ederim. Çok düşünceli ve naziksin. Memnun oldum. | Open Subtitles | شكراً لكم، هو مُراعي لشعور الآخرينُ جداً ورحيم منك، وأنا أُقدّرُه، |
| İki saniye düşünceli olsan ölür müsün? | Open Subtitles | اخبرني انت ستموت لو امكن ان تكُونَ مُراعي لشعور الآخرينَ لثانيتين مِنْ حياتِكِ؟ |
| Affedersin, bir dahaki sefere kardeşimden daha düşünceli olmasını isterim. | Open Subtitles | في المرة القادمة أنا سَأَسْألُه لِكي يَكُونَ أكثرَ مراعاةً لشعور الآخرين. |
| Ama aynı zamanda güvende hissetmek demokrasinin, hukukun üstünlüğünün güzelliğini yaşamak için. | Open Subtitles | ولكن جئت أيضا لشعور بالأمان للتمتع بالديمقراطيه لسيادة القانون |
| İşleri sürekli mahvedince büyüklüğün alnınıza yazıldığını hissetmek zor. | Open Subtitles | انه لشعور صعب عندما تستمر بالفشل |
| Bu şekilde yalan söylenmek gerçekten acı veriyor. Böyle hissetmek çok berbat bir duygu. | Open Subtitles | وأنا أكره ذلك إنه لشعور مريع |