| Olay yerinde boğuşma izi yok. | Open Subtitles | لا يوجد اثر لصراع في مسرح الجريمة |
| Tertemiz. boğuşma izi yok. | Open Subtitles | إنَّه نظيف، لا تُوجدُ آثار لصراع |
| boğuşma izi görünmüyor. | Open Subtitles | لا أرى أي آثار لصراع هنا |
| Yeni bir yapıya sahipler: dünyayı dijital bir savaşa sürükleyebilirler ve bu da silahlı bir çatışmaya dönüşebilir. | TED | انهم ذات طابع جديد : فإنها يمكن أن تقود العالم لصراع رقمي ويمكن أن تتحول إلى صراع مسلح. |
| Orduyu güçlendiriyorlar ve savaşa hazırlıyorlar ve ben de imparatorluğu genişletmelerine yardım ediyorum. | Open Subtitles | اليابان تعمل على تعزيز قوتها العسكرية استعداداً لصراع ما، و أنا أسدي لهم معروفاً, و أساعدهم في توسيع الإمبراطورية |
| Sokak savaşları için yeni silahlarımız var. | Open Subtitles | نملك أسلحة جديدة لصراع الشوارع |
| Sokak savaşları için yeni silahlarımız var. | Open Subtitles | نملك أسلحة جديدة لصراع الشوارع |
| Yani diğer boğuşma belirtilerinin yanı sıra. | Open Subtitles | مع مؤشرات أخرى لصراع |
| İçeride boğuşma izleri vardı. | Open Subtitles | كان هناك آثار لصراع حدث. |
| boğuşma yüzünden olmuş olabilir. | Open Subtitles | قد يكون نتيجة لصراع |
| - Çatıda boğuşma izleri bulduk. | Open Subtitles | -وجدنا آثار لصراع على السطح يا (داك ). |
| boğuşma belirtisi yok. | Open Subtitles | لا أثر لصراع |
| Kan ve boğuşma izi de yok. | Open Subtitles | ولا أثر لصراع |
| 20. yüzyılın ortasına doğru iki süper güç, gezegendeki yaşamı sonlandırmış olabilecek bir savaşa hazırlandı. | Open Subtitles | في منتصف ،القرن العشرين كانت هناك قوتان عظميان على إستعداد لصراع قد ينهي الحياة على وجه الأرض |
| Doğalgaz lobisi şimdiden büyük bir savaşa başladı. | Open Subtitles | مجموعات الضغط لشركات الغاز الطبيعي تُجهز من الآن لصراع كبير. |