Senden tek istediğim Jeffersonian tarafından asılmış kurallara uyman. Böylece seni kovmak zorunda olmam. | Open Subtitles | كل ما أريده هو أن تتبع القوانين التي أقرّها مجلس إدارة المعهد حتى لا أضطر لطردك. |
Tamam, kalkmamız lazım. İşe geç kaldın diye seni kovmak istemiyorum. | Open Subtitles | حسناً، علينا أن ننهض، لا أريد أن أُضطر لطردك بسبب التأخر عن العمل. |
Ya seni kovmak için bir neden arıyor ya da sana eziyet edip, acınası bir hale düşmeni istiyor. | Open Subtitles | إما أنها تبحث عن سبب لطردك أو أنها ستطحنك وتجعلك بائسة في محاولاتك لإسعادها |
Bana söyleyin, size göre, Albay Stewart, sizi kovma şansım var mı? | Open Subtitles | أخبرنى ، فى رأيك ، كولونيل ستيوارت عن فرصى لطردك |
Evet, beni kovduğun için sana dargın olmadığımı söylemek için aradım. | Open Subtitles | نعم أردت الاتصال بك وإخبارك بأني لا أشعر بالحقد لطردك لي |
Anthony seni kovmak için cesaretini toplayabilirse bir saat içinde seni görmeye gelecek. | Open Subtitles | (أنتوني) سيأتي خلال هذه الساعة ليرى إن كان يملك الشجاعة لطردك |
Umarım sizi kovmak zorunda kalmam. | Open Subtitles | آمل ألاّ أضطرّ لطردك. |
O zaman seni kovmak zorunda kalırım. | Open Subtitles | سأضطر لطردك حينها |
Ben de seni kovmak zorunda kaldığım için üzgünüm. | Open Subtitles | آسف لأنّي اضطررتُ لطردك . |
- Peter, sanırım şu an seni kovmak için çok uygun bir zaman. | Open Subtitles | بيتر) , يمكن أن يكون هذا هو) الوقت المناسب لطردك ماذا ! |
Her haftanın sonunda bana seni 155 defa kovma şansı tanıyan 156-haftalık bir kontrat oldu o. | Open Subtitles | انه عقد لمدة 156 أسبوعًا وهو مايعطيني الفرصة لطردك 155مرة نهاية كل أسبوع. |
Seni kovma zahmetine girmeyeceğim çünkü vatana ihanetten asacaklar. | Open Subtitles | ولن أكون في حاجة لطردك سيشنقونك بتهمة الخيانة |
3 çocuklu birini kovduğun için, vicdanını rahatlatmaya çalışıyorsun. | Open Subtitles | تحاول تخفيف شعورك بالذنب لطردك إمرأة لديها 3 أولاد |