| Yanlış cevap. Dostum Eddie'ye kafeterya yemeği yedirmem. | Open Subtitles | إجابة خاطئة لا لطعام الكافتيريات لصاحبي إدي |
| Bakalım akşam yemeği için neler yapabileceğim. | Open Subtitles | سوف نرى ما يمكننا القيام به لطعام العشاء. |
| Yemeden önce dişlerimi temizlemeyi seviyorum böylece diş eti boşluklarım yeni Yemeğe hazır oluyor. | Open Subtitles | أحب أن أنظف أسناني بالخيط قبل الأكل لتكون ثغرات اللثة مفتوحة لطعام جديد |
| Ama o zaman daha fazla Yemeğe ihtiyacı olur. Büyük olmak her zaman hayatta kalmayı sağlamaz. | Open Subtitles | ،لكن هذا يعني حاجتها لطعام أكثر .فالضخامة لا تساعد دومًا على النّجاة |
| Jimmy, 3. reyonda ağzı açılmış bir köpek maması torbası var. | Open Subtitles | جيمي, في الممر الثالث يوجد كيس مفتوح لطعام الكلاب |
| Babasının köpek maması şirketini yönetecek biriyle değil. | Open Subtitles | و ليست تدير شركة والدها لطعام الكلاب |
| Her gün daha fazla yiyeceğe ihtiyaçları var. | Open Subtitles | كل يوم يحتاجون فيه لطعام سيعودون |
| Ona bakmak için haftada 1000 dolar alıyorum ve beş doları köpek mamasına, kalanı yeni bir Balenciaga çantasına gidiyor. | Open Subtitles | احصل على الف دولار في الاسبوع للعنايه به هذا يعني 5 دولار لطعام الكلاب وشنط رائعه لي |
| Batı New York'un en iyi lezzetine bir doğu yorumu. | Open Subtitles | إضافة شرقية لطعام مفضل لدى سكان غرب (نيويورك) |
| Sadece seni her gördüğümde. Haydi gel, sana öğle yemeği ısmarlayacağım. | Open Subtitles | كلما أراك فقط تعال، سأدعوك لطعام الغداء |
| Ben yemeği düşünmüyorum, orada mutluydum. | Open Subtitles | ولست بحاجه لطعام الداخل لاكون سعيدا |
| Canımın hastane yemeği çektiğini sanmıyorum. | Open Subtitles | لستُ متأكّدة أنّني أتوق لطعام المستشفى |
| Benimle Çin yemeği yemek ister misin? | Open Subtitles | هل تحبين الانضمام لي لطعام صينيّ ؟ |
| Tahmin et Yemeğe güçleri olan hangi arkadaşlar geliyor? | Open Subtitles | خمّني من جاء لطعام العشاء، معاً... ومع القوى. |
| Calvin karbon bazlı bir organizma. Yemeğe, suya ve oksijene ihtiyacı var. Tıpkı bizim gibi. | Open Subtitles | "كالفن" كائن يحتاج لطعام وماء وأكسجين مثلنا |
| Yemeğe ihtiyacım var. | Open Subtitles | أنا بحاجة لطعام |
| Köpek maması reklamına bayıldık Timothy. | Open Subtitles | لقد أحببنا الإعلان التجاري لطعام الكلاب الخاص بك، "تيموثي". |
| Kedi maması. | Open Subtitles | إنها لطعام القطط |
| Ve yiyeceğe ihtiyacımız vardı. | Open Subtitles | وكنا في حاجه لطعام |
| Tabii moleküler yapısı süper yiyeceğe dönüşmedikçe! | Open Subtitles | -هذا مستحيل -تركيبة الجزيئات الهائلة ... تتحول لطعام خارق |
| Bebeğim, nefesin köpek mamasına kokuyor. | Open Subtitles | حبيبتى يبدو أنك بحاجة لطعام كلاب |
| Jersey lezzetine hazır mısın, Arnie? | Open Subtitles | أجاهز لطعام (جيرسى)؟ |