| Bir fili vurduğunuz zaman bazen devrilmeden önce on gün ayakları üzerinde durur. | Open Subtitles | فإنه يقف صامداً لعشرة أيام ربما قبل أن يهوي |
| on gün uyandı mı kurtulacağım ama hala bu bokla uğraşıyorum. | Open Subtitles | لقد تحملت هذا الهراء لعشرة أيام و ما زلت أتحمله |
| Kesinlikle en az on gün on gece hareket etmemeli. | Open Subtitles | فلا يجب أن يتحرك بأي شكل لعشرة أيام و ليال على الأقل |
| on gündür karımla yatmak zorunda kaldım. Bunun nasıl bir şey olduğu hakkında fikrin var mı? | Open Subtitles | إضطررت لأنام مع زوجتي لعشرة أيام ألديك أية فكرة عن ذلك الإحساس ؟ |
| Sadece on gündür tanışıyorduk, ama bildiğiniz zaman bunu bilirsiniz. | Open Subtitles | , عرفتها فقط لعشرة أيام لكن عندما تكون متاكداً، انتهى الأمر أتعلمين؟ |
| Sadece on günlük yiyeceğimiz var. | Open Subtitles | لدينا من الطعام ما يكفي لعشرة أيام فقط |
| Bilmiyorum ama on günlüğüne pikabımı almış, hem de bana sormadan. | Open Subtitles | لا أدري. لكنها استعارت مشغلة أسطواناتي لعشرة أيام دون استئذان. |
| Önünde on gün de olabilir, altı ay da. | Open Subtitles | يمكن أن تعيشي لعشرة أيام أو لمدة ستة أشهر |
| O grupla on gün harcadık. | Open Subtitles | لقد خرجت لعشرة أيام مع تلك المجموعة |
| on gün uzaklaştırma, ha? | Open Subtitles | محجوز لعشرة أيام ؟ |
| on gün boyunca günde iki tane. | Open Subtitles | -حبتان في اليوم لعشرة أيام |
| Bu belalı şehirde on gündür onu arayıp duruyoruz. | Open Subtitles | لقد كنا نبحث في تلك المدينة العطنة لعشرة أيام. |
| on gündür çalışarak kendimi avuttum ama duvar hâlâ yerinde duruyordu ve kimse beni almaya gelmedi. | Open Subtitles | لعشرة أيام كنت أعمل و أنا بحالة من الذهول لكن الحائط كان مازال في مكانه و لا أحد قد جاء لانقاذي |
| on gündür dağdayız. | Open Subtitles | لعشرة أيام , نحن متواجدين في هذا الجبل |
| Bu iki gün değil, tamam mı, on günlük bir tatil, Jane! | Open Subtitles | هذة ليست يومين هذة عطلة لعشرة أيام |
| Sadece on günlüğüne. | Open Subtitles | سأتغيب لعشرة أيام فقط |