| Topraklarımıza kadar gelip bir duvar diktiler ve onların olduğunu söylediler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا من أجل أرضنا وبنوا جداراً كبيراً مدعين أنها أرضهم |
| Buraya gelip herkesi itip kaktılar. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا يضربون الجميع |
| Annemle babam odama gelip beni yatağa yatırdılar ve iyi geceler öpücüğü verdiler. | Open Subtitles | ... إنهم ... لقد أتوا إلى غرفتي ... و وضعوني في السرير |
| Buraya geldiler, turtamdan yediler gördüğüm en berbat at mezarını kazdılar. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا ، أكلوا فطيرتي وحفروا أكثر القبور غرابة سبق لي رؤيتها |
| Evime geldiler? Aptal otelin tekinde de bulurlar beni. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى منزلي، سيجدونني في فندق سخيف. |
| Buraya kolyeyi almaya geldiler, Hastings. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا يا "هستنغز" حتى يستعيدوا العقد |
| Geçen gün buraya gelip şirket karşıtı aktiviteden dolayı Zem'i tutuklamak istediler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا في ذلك اليوم وحاولت القبض على (زيم) هنا من أجل انشطة مكافحة الشركات |
| Litvanya'da benim kiliseme geldiler ve her şeyi imha ettiler. | Open Subtitles | . "لقد أتوا إلى كنيستي في "لاتفيا ، ودمروا كل شيء . كما حدث هنا |
| Buraya senin için endişelendikleri için geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنالك بسبب قلقهم عليك. |
| - Ama bizim peşimizde değiller. - Daireme geldiler. | Open Subtitles | ولكنَّهم لا يسعونَ خلفنا - لقد أتوا إلى شقتي - |
| Hollywood, California'dan geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا من "هوليود"، كاليفورنيا |
| - Ama bizim peşimizde değiller. - Daireme geldiler. | Open Subtitles | ولكنَّهم لا يسعونَ خلفنا - لقد أتوا إلى شقتي - |
| Lansquenet'e geldiler! - Yavaş ol, Anouk. | Open Subtitles | لقد أتوا "لقد أتوا إلى "لاسكينيه |
| Onlar, Kuzey'e gelişlerini görüşmeye geldiler. | Open Subtitles | لقد أتوا إلى هنا طالبين اللجوء للشمال . |