| Bakın, hepinizin tükendiğini biliyorum. Sadece dört günümüz kaldı. | Open Subtitles | أسمعوا، أعلم أنكم جميعاً منهكون .لقد تبقت لدينا 4 أيام |
| Sadece birkaç gün kaldı fakat ayarlanacak bir sürü şey var. Gerek yoktu. | Open Subtitles | لقد تبقت أيام قليلة ومازال هناك الكثير لتحضيره |
| Bir kurşun kaldı. Kolay bir atış için saklayayım. | Open Subtitles | لقد تبقت هناك رصاصة واحدة, سأحتفظ بها للأحتياط . |
| Tek bir kuşun kaldı. Beni vurursan diğerlerinin eline koz geçer. | Open Subtitles | لقد تبقت رصاصة واحدة هناك, ولو اطلقت النار علىّ ,سيتمكن الآخرون منك . |
| 10 dakika daha kaldı. Al o dakikanı... | Open Subtitles | ـ حسناًـ لقد تبقت 10 دقائق ـلتمضينمعها... |
| Uyarı bayrağı, 3 tur kaldı. | Open Subtitles | و نحن نرعي انتباه المنافسين* *لقد تبقت 3 دورات |
| Sadece yedi günümüz kaldı. | Open Subtitles | هيا أستفيق .لقد تبقت 7 أيام |
| Bakın, fidyenin teslimine bir saat kaldı. | Open Subtitles | لقد تبقت ساعة واحدة في المهلة |
| Hey, sadece bir dileğin kaldı. | Open Subtitles | انت لقد تبقت امنيه واحده |
| - Dokuz. Bir kelimen kaldı. | Open Subtitles | تسعة، لقد تبقت لك كلمة واحدة. |
| On beş saniye kaldı. | Open Subtitles | لقد تبقت 15 ثانية |
| İki mermin kaldı. | Open Subtitles | لقد تبقت لك أثنتين. |
| – Sadece bir tane mi ördek kaldı? | Open Subtitles | لقد تبقت فقط بطة واحدة |
| Hâlihazırda bir seferim daha kaldı. | Open Subtitles | لقد تبقت لدي فرصة واحدة فقط |
| 15,000 dolar falan kaldı. Schweikart seni epey istiyor demek. | Open Subtitles | ـ لقد تبقت 15 ألف دولار ـ ياللروعة، (شواكارت) يريدكِ بشدة، صحيح؟ |
| Nişana sadece üç gün kaldı. | Open Subtitles | لقد تبقت فقط (3 أيام) على خطبتك. |
| 1.200 dolar kaldı. | Open Subtitles | $ أعني لقد تبقت 1.200 |