| Bir yıl önce buraya geldik... ..senin insanlarınla karşılaşmak ve Goa'uld'a karşı işbirliği yapmak için. | Open Subtitles | . لقد جئنا هنا من عام مضى لكى نقابلك أنت و شعبك.. . لكى نصنع معكم حلف ضد الجواؤلد |
| Buraya kazayla geldik. Zamandaki bir çatlaktan düştük. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا بمحض الصدفة سقطنا في شق في الزمن |
| Biz Cuma günü geldik. Onlar hafta sonu geldiler. | Open Subtitles | هم لم يصلوا قبل نهاية الأسبوع لقد جئنا هنا يوم الجمعة |
| Nasıl yani, buraya iş için mi geldik? | Open Subtitles | ماذا، لقد جئنا هنا حتى تتمكن من القيام بأعمال تجارية ؟ |
| Hayır biz buraya sana yardım etmeye geldik yemeğini yapmak ya da evini falan temizlemek için. | Open Subtitles | كلا، لقد جئنا هنا ،أردنا مساعدتكِ، لتحضير غداء لكِ أو تنظيف منزلكِ |
| Hıyarlık etme. Buraya etrafa bakmaya geldik değil mi? | Open Subtitles | لا تكن جباناً لقد جئنا هنا للبحث , أليس كذلك ؟ |
| Biz fakülteden buraya kafa dinlemeye geldik neden bizi rahatsız ediyorsun? | Open Subtitles | لقد جئنا هنا بعيدآ عن الجامعة، لماذا تُزعجنا هنا أيضآ؟ |
| Lord'um, kuzeyin büyük bir bölümünde, Majesteleri'ne karşı, ani bir ayaklanma çıktığını haber vermek için geldik. | Open Subtitles | ايها اللورد , لقد جئنا هنا لنقول لك أن جزءا كبيرا من الشمال |
| Buraya golf için geldik ve sen yinede beni bu haberle mi onurlandırıyorsun? | Open Subtitles | لقد جئنا هنا للغولف، والآن أنت ذاهب لاعطائي هذه النعمة؟ |
| Onu tutuklamak için izninizi almaya geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لأننا نريد إذنك للإمساك به. |
| Buraya geldik çünkü bazı şeyler yerine oturmamıştı ve biz de sizin bazı cevapları verebileceğinizi düşündük. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لان بعض الاشياء غير منطقيه وكنا نظن أنك قد يكون لديك بعض الإجابات |
| Buraya kendi isteğimizle geldik Bayan Alvarez ve Doug'un soruşturmanıza yardım etmesinden çok memnunken oğluma kötü polis numarası çekilmesine izin vermem. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا تطوعا وانا سعيدة بان اجعل داج يساعدك في تحقيقاتك ولكني لن اسمح بأن تلعبي دور الشرطي السئ معه |
| Buraya tarihi değiştirmeye dünyayı daha iyi hale getirmeye geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لتغيير التاريخ. لجعل العالم أفضل، |
| Buraya farklı amaçlar uğruna geldik, ama aramızda güçlü bir bağ kurduk ve artık sarsılmaz olduğunu düşünüyorum. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لأغراض مختلفة، ولكن لقد أنشأنا السندات معين، التي أظن هو الآن لا يتزعزع. |
| Biz sadece buraya size hoş geldiniz demek için geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا فقط كي نقول لك أهلا بعودتك |
| Barış için geldik, ve tek parça halinde... | Open Subtitles | .... , لقد جئنا هنا فى سلام ونتوقع ان نغادر سالمين ... |
| - Sorunlarımız hakkında konuşmaya geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا للتحدث عن مشاكلنا |
| Buraya bu insanlara rehberlik etmek için geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لنُرشد هؤلاء الناس |
| Buraya üvey kardeşin Nigel ile birlikte seni bulmaya geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا مع اخيكِ "نايجل" للبحث عنكِ |
| Buraya avlanmaya geldik. | Open Subtitles | لقد جئنا هنا لنصطاد. سنصطادهم إذن. |