| O zaman iç çamaşırlarındaki dışkı lekelerini görmüşsündür. | Open Subtitles | اذا لقد رأيتي اثار الغائط في بناطيله الداخلية |
| Üzgünüm. Başka birçok şey görmüşsündür. | Open Subtitles | لقد رأيتي الكثير من الأشياء الأخرى أيضاً |
| O zaman iç çamaşırlarındaki dışkı lekelerini görmüşsündür. | Open Subtitles | اذا لقد رأيتي اثار الغائط في بناطيله الداخلية |
| Siz sadece görmek istediğinizi gördünüz. | Open Subtitles | لقد رأيتي في اعتقادي ما كنتِ تتمنين رؤيته |
| Dedektif Diaz müvekkilimi patronuyla boğuşurken gördünüz fakat kavgayı kimin çıkardığını bilmiyordunuz. | Open Subtitles | اذا , محققه دياز لقد رأيتي موكلي يتعارك مع مديره لكنك لم تشاهدي من بدأ العراك ؟ |
| Ailemin bana çok ihtiyacı var da ondan. Neler olduğunu gördün. | Open Subtitles | لأن عائلتي تحتاجني كثيرا لقد رأيتي ماذا حدث هناك. |
| Bana ne olduğunu gördün, değil mi? | Open Subtitles | لقد رأيتي ما حدث لي، أليس كذلك؟ |
| Evet yapabilirsin. Nasıl yapıldığını görmüşsündür. | Open Subtitles | بل تسطتيعين لقد رأيتي ذلك من قبل |
| Kendisini daha yeni gördünüz. | Open Subtitles | لقد رأيتي حالته |
| - Resimleri gördünüz. | Open Subtitles | ـ لقد رأيتي الصور بنفسك |
| Olanı biteni gördünüz. | Open Subtitles | لقد رأيتي ما الذي حدث |
| Ne kadar korkmuş olduğunu gördün. | Open Subtitles | لقد رأيتي كم كان مذعوراً |
| - Onların ne kadar güçlü olduğunu gördün. | Open Subtitles | لقد رأيتي مدى قوتهم. |
| Natalie'nin nasıl olduğunu gördün. | Open Subtitles | لقد رأيتي كيف كانت (ناتالي) |