| Krala yaltaklanmaktan bıktım. | Open Subtitles | لقد سأمت من الخضوع وتقديم فروض الولاء للملك |
| Bu yapmacık kural tanımazlardan bıktım artık. | Open Subtitles | لقد سأمت من هؤلاء الفنانين غير الملتزمين الزائفين. |
| Bu sürtüğe bakıcılık yapmaktan bıktım. | Open Subtitles | لقد سأمت من كونى مثل مربية اطفال مع هذه العاهرة |
| Bütün bunlardan sıkıldım! Biraz eğlenmek isteyen avcılar. ...ve adamlarla başka bir kamp kuracağım. | Open Subtitles | لقد سأمت من ذلك ، سوف ابني مخيماً جديداً للصيادين وللاشخاص الذين يودون الحصول على المرح |
| Bütün bunlardan sıkıldım! Biraz eğlenmek isteyen avcılar. ...ve adamlarla başka bir kamp kuracağım. | Open Subtitles | لقد سأمت من ذلك ، سوف ابني مخيماً جديداً للصيادين وللاشخاص الذين يودون الحصول على المرح |
| Beni rahat bırak Mathilda. Oyunlarından bıktım. | Open Subtitles | ابتعدي عني يا ماتيلدا لقد سأمت من ألاعيبك |
| Başımı belaya sokup durmanızdan bıktım. | Open Subtitles | لقد سأمت منكم يارفاق في وضعي بالمشاكل طوال الوقت |
| Sensin, Daniel! Beni kullanmandan bıktım. | Open Subtitles | أنتم يا دانيل ، لقد سأمت من أنكم تستغلونني |
| Dün gece bir şeyler değişti. Senin kölen olmaktan bıktım artık. | Open Subtitles | الليلة الماضية غيرت الأشياء لقد سأمت من كوني كبش الفداء |
| Allah kahretsin, bu saçmalıktan bıktım artık bayan Brooks. | Open Subtitles | اللعنة، لقد سأمت هذا الرقص الصغير يا آنسة بروكس |
| Bu embesilin yanında asılı olmaktan bıktım usandım. | Open Subtitles | لقد سأمت من كونى مُعلق بجانب هذا المعتوه |
| Kurbanları yazmaktan bıktım, ama tek yapabildiğim bu. | Open Subtitles | لقد سأمت من الكتابة عن الضحايا لكن هذا هو كل ما يمكنني أن أفعله |
| Bende "yıldız" potansiyeli var ve daha önemlisi liseli kızlarla vaktimi harcamaktan da bıktım. | Open Subtitles | لدي أمكانيات لامعة و لمزيد من التحديد لقد سأمت من تضييع وقتي مع فتيات المدرسة الثانوية |
| Umursadığım için üzgünüm. Bu benim de hoşuma gitmiyor Scott. Hatta bıktım. | Open Subtitles | آسفه على إهتمامي بك في الواقع لقد سأمت كل هذا |
| Şarkılarınızla dansımı gölgelemenizden bıktım. | Open Subtitles | لقد سأمت من أن رقصي يُتغلب عليه عن طريق غناءكم |
| Hayır, anlamıyorum. sıkıldım, artık! | Open Subtitles | لا، أنا لا أفهمك لقد سأمت من كل هذه الأمور |
| Tamam, alış buna tatlım! Seni üzgün görmekten sıkıldım.. | Open Subtitles | حسناً ، تجاوزي ذلك يا عزيزتي لقد سأمت من رؤيتكِ كئيبة |
| Boşver, oğlum. sıkıldım zaten. Para kazanmıyoruz. | Open Subtitles | تبا لها يا رجل لقد سأمت منها على أيّ حال |
| Asıl ben seni beklemekten sıkıldım! | Open Subtitles | لقد سأمت من الإنتظار هنا , لقد وعدتيني بأن نمرح اليوم |
| Masa başında oturmaktan sıkıldım. | Open Subtitles | لقد سأمت حتى الموت من الجلوس خلف المكتب طيلة الوقت |
| Ben hasta ve hayatımı düzeltmek için insanları işe yoruldum. | Open Subtitles | لقد سأمت وتعبت من تعيين الناس لحل مشاكلي. |
| Şunun gay dövüşü olduğunu söyleyip durmandan artık gına geldi. | Open Subtitles | لقد سأمت وتعبت من قولك بأن هذا العراك شاذ |