| Onları duydun. Yolda olduğunu söylediler. | Open Subtitles | لقد سمعتهم ، انه في طريقه إلى هنا |
| Onları duydun, yolda olduğunu söylediler. | Open Subtitles | لقد سمعتهم ، انه في طريقه إلى هنا |
| O zaman Onları duydun. | Open Subtitles | إذاً لقد سمعتهم.. |
| Burada Zaman Lordları var. Onları duydum. Bana ihtiyaçları var. | Open Subtitles | لا، هنالك "أسياد زمن" هنا لقد سمعتهم و هم يحتاجونني |
| Oldukça bilimsel olarak. Onları duydum. | Open Subtitles | إنّه أمر علمي جدّاً، لقد سمعتهم. |
| MRI'ın içindeyken duydum onları. | Open Subtitles | لقد سمعتهم وأنا داخل جهاز الرنين |
| Yayıldığını söylediklerini duydum daha beter olduğunu. | Open Subtitles | لقد سمعتهم يقولون أنه ينتشر , والحالة تسوء |
| Onları duydun, tekrar gelecekler. | Open Subtitles | لقد سمعتهم , إنهم عائدون |
| Onları duydun, Norm. | Open Subtitles | لقد سمعتهم . نورم |
| Onları duydun Foster. Henüz Bren'in değilim. | Open Subtitles | (لقد سمعتهم ، يا (فوستر لستً القائدة بعد |
| Onları duydun, Burt. | Open Subtitles | لقد سمعتهم (بيرت)، |
| Onları duydun. | Open Subtitles | لقد سمعتهم |
| Onları duydun. | Open Subtitles | لقد سمعتهم... |
| Onları duydum, adamım. | Open Subtitles | لقد سمعتهم يا رجل. |
| Evet. Onları duydum. | Open Subtitles | نعم، لقد سمعتهم |
| Sahiden, Onları duydum. | Open Subtitles | حقاً, لقد سمعتهم |
| Evet. Onları duydum. | Open Subtitles | نعم , لقد سمعتهم |
| Onları duydum Üst kattalardı. | Open Subtitles | لقد سمعتهم لقد سمعتهم فوق |
| duydum onları. Uyumuyordum. | Open Subtitles | لم أكن نائما, لقد سمعتهم |
| Karanlıktan etraf görünmüyordu efendim. Fakat bir ismi bağırarak söylediklerini duydum durun... | Open Subtitles | لقد كان الظلام حالكاً برؤيتهم يا سيدي ... لقد سمعتهم يصرخون بإسم، مع ذلك |