| Pete, dinle, üzgünüm. Birkaç kadeh içtik. Bu gece Liz'le ayrıldık. | Open Subtitles | أَنا آسفُ، لقد شربنا ، انفصلنا مَع ليز اللّيلة. |
| İçki içtik sonra yemek yedik sonra da kahve içtik ve... | Open Subtitles | لقد شربنا و تعشينا .... و بعد ذالك شربنا القهوة و |
| İrlanda kahvesi içtik. Güzeldi. | Open Subtitles | لقد شربنا القهوة الإيرلندية ، و لقد كان ذلك لطيفاً |
| Şimdi istemiyorum. Çayımızı yeni içtik. | Open Subtitles | أنا لا أريد وجبة خفيفة لقد شربنا الشاي للتو |
| Dört şişe şarap içmiştik. Onu öpmeye çalışmıştın. | Open Subtitles | لقد شربنا أربع زجاجات من النبيذ و حاولت تقبيلها |
| -Sonra o kutsal, yoğun içeceği içtik şarkı söyledik, dağıttık. | Open Subtitles | نعم ,لقد شربنا ذلك البرميل بعون الله. و غنينا و أصبح الأمر جامحاً |
| Az evvel birlikte kahve içtik. Harika biri baba. | Open Subtitles | لقد شربنا القهوة قبل قليل أبـي ، إنها رائعة. |
| Yatmadık biraz şarap içtik ve öpüştük. | Open Subtitles | لقد شربنا بعض من النبيذ وحسب وقبّلنا بعض. لقد قبّلنا بعض. |
| O gece bedava içtik. | Open Subtitles | لقد شربنا مجاناً فى هذه الليلة |
| Kanlarını içtik ve hepsini öldürdük. | Open Subtitles | لقد شربنا دمائهم وكلهم ميتون الان |
| Birlikte kahve içtik... tıpkı eskisi gibi... | Open Subtitles | لقد شربنا القهوة معاً تماماً كمن قبل |
| Onlara belki 20 kere içtik. | Open Subtitles | لقد شربنا لهذا النخب حوالى 20 مرة |
| Yo, 20 kere tasarımlarına içtik. | Open Subtitles | لا ، لقد شربنا لتصميماتك حوالى 20 مرة |
| Dün akşam hepimiz burdan su içtik. | Open Subtitles | لقد شربنا جميعاً من هنا الليلة الماضية |
| Şarap içtik ve daha yakışıklı olmuşsun. | Open Subtitles | لقد شربنا النبيذ... وبطريقة ما أصبحت تبدو أفضل وهو أمر مزعج للغاية |
| Buraya gelmeden önce içtik. | Open Subtitles | لقد شربنا قبل قدومنا إلى هُنا. |
| - Sadece su. Anlaştık. Zaten yeteri kadar şarap içtik değil mi? | Open Subtitles | -ماء لقد شربنا بالفعل ستة اونص من النبيذ |
| Akşam yemeğiyle şarap içtik, sonra Phil ile viski içtin. | Open Subtitles | لقد شربنا النبيذ مع العشاء، وبعدها شربت الويسكي مع (فيل). |
| O şişeyi yeni bir başlangıç niyetiyle içmiştik. | Open Subtitles | لقد شربنا القنينة في نخب للبدايات الجديدة |
| Bu kaptan düğünümüzde beraber içmiştik. | Open Subtitles | لقد شربنا من هذا الكوب يوم زفافنا |
| - Ama geçen sefer burada içmiştik. | Open Subtitles | لكن لقد شربنا ذلك هنا في المرة الماضية. |