| Durumu onlara açıkladım ve gönüllü oldular, ama bu da yetmiyor. | Open Subtitles | نعم . لقد شرحت الوضع فتطوعوا , ولكن هذا ليس كافياً |
| - Dr. Sugar'a ikinizin de kendi kalbinizin ve ciğerlerinizin olduğunu açıkladım. | Open Subtitles | لقد شرحت للطبيب شوغار بأن كل واجدة منكما لها قلب و رئتان |
| Hayır. Anlamı olmadığını açıkladım. | Open Subtitles | لا , لقد شرحت لها بأنه ليس هناك فائدة من ذلك |
| Sadece kadınların ne istediğini anlattım ve o da anladı. | Open Subtitles | لقد شرحت له فقط ما تحتاج اليه النساء, وقد فهم |
| Onlara kemik verdim, bir çok şeyden söz ettim... ve alacakaranlığı anlattım. | Open Subtitles | لقد أعطيتهما عظاماً, لقد حدثتهما عن هذا و ذلك, لقد شرحت لهما عن الشفق, ولكن هل هذا كافٍ ؟ |
| Evet, Villa Hermosa'da ekip liderine açıklamıştım. | Open Subtitles | نعم لقد شرحت لقائد الفريق في فيللا هيرموسا |
| Geldiğim gün durumu açıklamıştım. Karışıklık için üzgünüm. | Open Subtitles | لقد شرحت لك ، لماذا ذهبت إلى منزلك آسف لخلط الأمور |
| Bana karşı yaptığın mantıksız suçlamaların asılsız olduğunu fark ettiğini ben izah ettim. | Open Subtitles | لقد شرحت لهم بالفعل انك أدركت أن ادعاءاتك السخيفة ضدي كانت خاطئة |
| Kuralları soyunma odasında açıkladım. | Open Subtitles | فى مركز الحلقة لقد شرحت لكم التعليمات فى غرفة الملابس |
| Ne anlama geldiğini bilmek istedi. Ona tüm ayrıntılarıyla açıkladım. | Open Subtitles | لقد أرادت أن تعرف ماذا تعنى و لقد شرحت لها بتفاصيل فنية |
| Senin bir beyinsiz olduğunu açıkladım. | Open Subtitles | لقد شرحت له أنك كنت غبياً و أريته ابتسامتي التي لا تقاوم |
| Geçtiğimiz haftalarda nelerle uğraşmak zorunda kaldığını açıkladım. | Open Subtitles | لقد شرحت انك واجهت الكثير في الاسابيع القليلة الماضية |
| Annesini öldürmenin ne kadar zevkli olduğunu açıkladım. | Open Subtitles | لقد شرحت كم هو ممتع كان ذلك, كما ترى, قتل أمه. |
| Bir hata yaptığını, kandırıldığını herkese açıkladım. | Open Subtitles | لقد شرحت للجميع أنك ارتكبت خطأ وأنّك خُدعت |
| - Çünkü yalan söylemeni istemiyorum. - Bunu açıkladım. | Open Subtitles | . لأنى لا أريدك أن تكذب - . لقد شرحت لك - |
| Tabii ki. Tüm olası koşulları anlattım. | Open Subtitles | بالطبع, لقد شرحت له كل الأحتمالات الطارئة |
| Onlara hikayeyi anlattım, ama sona doğru bocaladım. | Open Subtitles | لقد شرحت لهم القصة لكنني كنت قد نسيت النهاية |
| Kısa zamanda işlerin nasıl ilerlerlediğini onlara anlattım, ama onlar size fazla güvenmiyorlarmış. | Open Subtitles | لقد شرحت لهم كيف تسير الأمور بشكل جيد إلى حد الآن ولكن هم ليس لديهم ثقة كبيرة بكِ |
| Geldiğim gün durumu açıklamıştım. Karışıklık için üzgünüm. | Open Subtitles | لقد شرحت لك ، لماذا ذهبت إلى منزلك آسف لخلط الأمور |
| Kurban olayını sana açıklamıştım, değil mi? | Open Subtitles | لقد شرحت لك موضوع التضحية والقرابين ,اليس كذلك |
| Kapıları takamıyorum. açıklamıştım. | Open Subtitles | لا أستطيع تثبيت الأبواب لقد شرحت ذلك |