| Bak, önce yemeğe gideriz diye düşündüm sonra da maça... | Open Subtitles | اسمعي لقد فكرت أن نذهب لتناول العشاء باكراً و بعد المباراة |
| Göçmenlik hikâyesinin yüzü olur diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن إضيف وجه إنساني لقضية المهاجرين الغير شرعيين. |
| Sadece size 'Yalnız' Rhodes'un tekliflerle boğuştuğunu söylemem gerekir diye düşündüm. | Open Subtitles | نعم ، مرحباً ، لقد فكرت أن أعلمك أن السيد " رودس الوحيد" غارقاً فى العروض ، نعم |
| Biraz oyun oynayabiliriz diye düşündüm. | Open Subtitles | حسنا ، لقد فكرت أن نلعب لعبة المحاربين |
| Bak, Jimmy senin adamın. Ben sadece birkaç dolar kazanırız diye düşündüm. | Open Subtitles | (ليونارد)، (جيمي) هو من تبحث عنه لقد فكرت أن نستفيد ببعض المال |
| Dan için bebek hakkında bir kitap hazırlarım diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن أضعها في مجلد لأجل دان |
| Ben de belki seninle konuşup elimden geldiğince ikinize de yardım ederim diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن بإمكاني أن أمد يد المساعدة... وأساعدكما بأية وسيلة ممكنة. |
| Değiş-tokuş öncesi seni yalnız bırakmayayım diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن أكون بصُحبتك قبل التبادل. |
| O günü tekrar canlandırırız diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن نعيد اليوم نفسه |
| Bir şeyler bulurum diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد فكرت أن أرى ذلك بنفسي. |
| Ben şey diye düşündüm... | Open Subtitles | ... حسنا .. لقد فكرت أن |