| Bilirsin işte, nasıl desem. Belki biraz oynayıp satabiliriz diye düşündük. | Open Subtitles | لا اعلم، لقد فكرنا في اننا قد نطوره ثم نعيد بيعه |
| düşündük ki, neden bunu Doğu Afrika'daki çiftçilere yardım etmek için kullanmıyoruz? | TED | لذلك لقد فكرنا في التالي: لماذا لا يمكننا استخدامه في شرق أفريقيا لمساعدة الفلاحين؟ |
| Şimdi, bu gün için bir isim düşündük ve bunu sizinle paylaşmak isterim. | TED | الآن، لقد فكرنا بأسم لهذا اليوم واريد أن أتقاسمه معكم. |
| Ben düşündüm. Sen de düşündün mü? Saırım hepimiz düşündük. | Open Subtitles | لقد فكرنا جميعا بالأمر ، هل هناك ما يستدعي مزيدا من التفكير |
| Poliçe hakkında düşündük ve yaptırmaya karar verdik. | Open Subtitles | بشأن البوليصة لقد فكرنا بهذا وسنتقدم لها |
| Poliçe hakkında düşündük ve yaptırmaya karar verdik. | Open Subtitles | بشأن البوليصة لقد فكرنا بهذا وسنتقدم لها |
| Baba, düşündük te, bu koşullar altında bu evi satıp, yaşlılar evine yerleşirsen daha mutlu olabilirsin. | Open Subtitles | حسنا ً، أبّي، لقد فكرنا ..بأنّه تحتهذه الظروف. ستكون سعيدا ً لو تبيع البيت .. |
| Onların daha çok ilkeler olduğunu düşündük. | Open Subtitles | لقد فكرنا إنها مجرد تعليمات وليست قواعد نسير عليها |
| Sadece bir kez giyeceğin gelinliğe neden o kadar para veresin ki, diye düşündük. | Open Subtitles | لقد فكرنا ، في أنه لما علينا أن نبدد الكثير من النقود على فستان لن يلبس إلا لمرة واحدة فقط |
| Şöyle düşündük: "Yalnızca bir kez giyilecek bir kıyafet için neden bu kadar çok para ödeniyor?" | Open Subtitles | لقد فكرنا ، في أنه لما علينا أن نبدد الكثير من النقود على فستان لن يلبس إلا لمرة واحدة فقط |
| düşündük ki başka bir yol aramak daha iyi olacak. | Open Subtitles | لقد فكرنا أنه سيكون من الأفضل لنا أن نبحث عن طريق مختلف |
| Ve, biz bu şekilde bir şeyle gerçek anne baba olmayacağımızı düşündük. | Open Subtitles | حسناً لقد فكرنا أنه ليس مقدر لنا الإنجاب |
| Bu bebeği birlikte düşündük, vericiyi birlikte aradık, aslında, ne var biliyor musun? | Open Subtitles | لقد فكرنا بموضوع الإنجاب سويةً ولقد بحثنا عن متبرع سويةً، وفي الحقيقة أنا من وجد المتبرع. |
| Biz de dokunulmazlık yarışmasıyla işleri tatlandırabileceğimizi düşündük. | Open Subtitles | و لقد فكرنا في تحسين الامور بإقتراح تحدي حصانة |
| Evet, katılabileceğini düşündük. | Open Subtitles | نعم، لقد فكرنا أنه يمكنك أن تشاركنا. أتريد القليل من هذا؟ |
| Bizim için zevk. Evet, annemizle birlikte yaşayan adamı daha iyi tanımamız gerektiğini düşündük, değil mi? | Open Subtitles | أجل , لقد فكرنا أن نتعرف على الرجل الذي يواعد أمنا , صحيح؟ |
| Bunu da düşündük, ama dosyada adı olurdu, değil mi? | Open Subtitles | لقد فكرنا بذلك الأمر , لكن كان سيكون اسمها مذكوراً بملف أليس كذلك ؟ |
| düşündük de eğer sahada onu yeterinde hızlı itebilirsem, merkezkaç-- | Open Subtitles | لقد فكرنا ..لو دفعته بسرعة كافية في الملعب , الطارد المركزي |
| Birbirimiz incitmemenin en iyi yolunun tamamen görüşmemek olduğuna karar verdik. | Open Subtitles | لقد فكرنا نوعاً ما بالطريقة المثلة لعدم إيذاء أنفسنا في التوقف عن رؤية بعضنا نهائياً |