| Sahip olduğu varlıkları daha az talihli birileriyle paylaşmaya karar vermiş. | Open Subtitles | بأي حال، لقد قرر أن يُشارك ثراءه مع شخص أقل ثراءً. |
| Neyse... eee... karar vermiş 21. doğumgünü hediyem olarak, beni yemeğe çıkarıp, kendi cebinden ödeyecekmiş. | Open Subtitles | -لا، لا، احكي على أية حال، لقد قرر أن تكون هدية عيد ميلادي الـ21... أن يصطحبني للعشاء ويدفع من ماله |
| Direnişle birlikte savaşmaya karar vermiş. | Open Subtitles | لقد قرر أن يقاتل مع المقاومة |
| Yapacağı en iyi şeyin iki aileyi birbirine düşürmek olduğuna karar verdi. | TED | لقد قرر أن أفضل رهان له هو دق أسفين الخلاف بين عائلتين. |
| O, deneyiminin anlamının arkadaşlığın kıymetini bilmek ve arkadaş edinmeyi öğrenmek olduğuna karar verdi. | TED | لقد قرر أن معنى تجربته ان يدرك بهجة تكوين صداقات وبناء عليه، تعلم تكوين الصداقات |
| Hepsi de ona ömrü boyunca yalan söyledi. Bir gün bir karar verdi. | Open Subtitles | لقد قرر أن الطفل الصادق ينبغي أن يرث ملكه |
| Ama sana vermek yerine, kendine saklamaya karar verdi. | Open Subtitles | ولم يرد أن يرد الأمر لك لقد قرر أن يبقيه لنفسه |
| Narkotik'e minnettarlığını göstermek için bir hediye vermeye karar verdi. | Open Subtitles | لقد قرر أن يرفع معنوياتنا بإعطائنا هدية كعربون إعتزاز |
| İnsanlığı deneyimlemeye karar verdi ve kendisine bir vücut oluşturdu. | Open Subtitles | لقد قرر أن يجرب الإنسانية ويمنح نفسه جسداً |
| Stan bahar temizliği yapmaya karar verdi. | Open Subtitles | ستان لم ينتهي بعد ... لقد قرر أن يقوم ببعض التنظيفات إلى حد ما إما كذلك.. |
| Amacına odaklanmaya karar verdi. | Open Subtitles | لقد قرر أن يركز على هذا المجال |
| Entourage'a kalıcı olarak katılmaya karar verdi. | Open Subtitles | لقد قرر أن ينضم للحاشية بشكل دائم |
| Arizona'ya yüzerek gitmeye karar verdi. | Open Subtitles | لقد قرر أن يسبح إلى أريزونا |