| Linda'nın bir ilişkisi var demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك تعتقد ان ليندا كان لديها علاقة غرامية |
| Ben bu sabah umutla kiramı çıkarabilmek için yeterli ayakkabı satacağım Des Moines'e gitmeden önce erkenden buradan ayrılacağız demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك ستخرج باكرا هذا الصباح قبل ان اسافر لكنك لم تفعل |
| demiştin ki Taani'yi seyredeceğim sonra eve gidip sürpriz yapacağım. | Open Subtitles | لقد قلت انك سوف تشاهد تاني وهي ترقص ثم تعود المنزل وتفاجئها |
| - Çalışıyorum. - Dinle. Doğaçlamadan bahseden sendin. | Open Subtitles | لقد قلت انك تحب المكان وتحبهذاالرجل،هيا ! |
| Doğaçlamadan bahseden sendin. Herifi beğeniyorsun, çalışını. Hadi biraz caz çalalım. | Open Subtitles | لقد قلت انك تحب المكان وتحبهذاالرجل،هيا ! |
| Ciklet analizi sonuçlarını... en kısa zamanda bilmek istediğinizi söylemiştiniz. | Open Subtitles | معزرة لقد قلت انك تريد ان تعرف بأسرع مايمكن |
| Bana öyle bakma. Yemek vaktine kadar evde olacağım demiştin. | Open Subtitles | و لا تعطنى تلك النظرة، لقد قلت انك ستكونين فى المنزل فى موعد الغذاء |
| Ders alacağım demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك ترغبين في اخذ بعض الفصول |
| Onun izni gerek demiştin. Sor hadi. | Open Subtitles | لقد قلت انك تريد موافقتها اسالها |
| Hayvanat bahçesi oyununda benden bu kadar demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك انتهيت من لعبة الحديقة |
| Sadece bir kez yattık demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك فقط نمت معها مره واحده |
| Polisler kontrolümde demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك مُسيطر على الشرطه |
| O çekiyor, demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك تحمله |
| "Öldüğünü gördüm" demiştin. | Open Subtitles | لقد قلت انك رايتها تموت |
| Walter, sözleşmem vardı demiştin | Open Subtitles | والتر" لقد قلت انك متعهد بناء" |
| Geçen hafta Philadelphia'da iş gezisinde olduğunuzu söylemiştiniz. | Open Subtitles | لقد قلت انك كنت في فيلادلفيا في رحلة عمل الاسبوع الماضي |
| Poliçelerimizle ilgilenebileceğinizi söylemiştiniz. | Open Subtitles | لقد قلت انك مهتم ببوليصتنا للتامين |