| Onu bulamayacağı bir yerde hafızama koydum. | Open Subtitles | لقد وضعته في ذاكرتي حيث لا يمكنه العثور عليه |
| Onu bulamayacağı bir yerde hafızama koydum. | Open Subtitles | لقد وضعته في ذاكرتي حيث لا يمكنه العثور عليه |
| Laboratuardaki dolmuş. Ben de dün gece koydum. | Open Subtitles | براد المختبر مليء,لقد وضعته الليلة الماضية |
| Şimdi hatırlamaya başlıyorum, sanırım şuraya koymuştum çünkü yatakta çalışıyordum. | Open Subtitles | لقد تذكرت الان لقد وضعته هناك لأني كنت اعمل على السرير انا احب العمل على السرير |
| Onu, kilerdeki tatlı patates çuvalının oraya koymuştum. | Open Subtitles | لقد وضعته بجانب كيس البطاطا في حجرة المؤن |
| Onu Aztek Tabutu'na koydum ve ortadan kayboldu. | Open Subtitles | لقد وضعته في ضريح الازتيك واختفى بعد ذلك |
| Onu kimseye zarar veremeyeceği bir yere koydum. | Open Subtitles | لقد وضعته في مكان حيث لا يمكنه أن يؤذي أي شخص آخر |
| Kung Fu eğitimi aldığım spor salonundaki dolabıma koydum. | Open Subtitles | لقد وضعته في خزانتي في مدرسة الكونج فو , حيث أعمل معلمة |
| Küçük dolaba koydum yiyin dedi. | Open Subtitles | وقالت لقد وضعته فى الثلاجة الصغيرة، لتتناولوه |
| Ona alttaki çekmecede olduğunu söyle, onu dün oraya koydum, tamam mı? | Open Subtitles | ، إنه في الرف السُفلي يا عزيزي لقد وضعته هناك بالأمس ، حسناً ؟ |
| Demek istediğim, yanlış rafa koydum diye üzümlü sodamdan vaz geçmem. | Open Subtitles | انني اقول فقط بأنني خسرت صودا العنب لقد وضعته في الرف الخاطئ |
| Parayı kırmızıya koydum ve kırmızı geldi. | Open Subtitles | لقد وضعته على الأحمر و قد أتى على الأحمر |
| Çantaya koydum, çoktan ücretini okuttuğunu düşündüm. | Open Subtitles | لقد وضعته في الحقيبة وظننتك قد اضفته للحساب بالفعل |
| Kod çözücüye defalarca koydum ama bir sonuç çıkmadı. | Open Subtitles | لقد وضعته عدة مرات في جهاز فك الرموز لكني لم أحصل على شئ |
| Sağ ol! İki hafta önce koymuştum onları! | Open Subtitles | شكراً، لقد وضعته على القائمة منذ إسبوعان مضيا |
| Spor çantamın içine koymuştum squash oynamadan önce, ve şimdi bulamıyorum. | Open Subtitles | لقد وضعته في حقيبة النادي الخاصه بي للعبة الاسكواش ولأن لا استطيع ان اجده |
| Onu, dış iskeletini dökebileceği... tuzlu su tankına koymuştum. | Open Subtitles | لقد وضعته فحسب في حوض الاستحمام المالح حيث يمكنه تغيير هيكله الخارجي |
| - Elime koydun işte. - Dinle... | Open Subtitles | بالطبع فعلت, لقد وضعته مباشرة في يدي هل ترى |
| Hayır. Onu, ömrünün sonuna kadar yetecek mutant karmaşasına soktum zaten. | Open Subtitles | لا لقد وضعته في مشاكل مع المتحورون تكفيه لبقية حياته |
| Altı ay önce yaptırdım. | Open Subtitles | لقد وضعته منذ 6 أشهر |
| Ceza kanunlarını hükümsüz kılamam. Onu tek kişilik hücreye koymuşsun. Bir yardımcı avukat bile haftaya onu oradan çıkartabilir. | Open Subtitles | لا استطيع استبدال العقوبة، لقد وضعته مسبقاً في الإنفرادي، لدي مجموعة نشطاء |