| davamıza katılmaya hazır Jaffa dolu gemiler. | Open Subtitles | السفن ملئت بالجافا الجاهزين للإنضمام لقضيتنا |
| Cebime bir Rolex atmışsam, bu davamıza zarar vermez. | Open Subtitles | إذا اقتنيت ساعة رولكس، فهذا ليس إهانة لقضيتنا. |
| Tanıdığım herkes gibi o da davamıza tutkuyla bağlıydı. | Open Subtitles | لقد كانت متحمسه لقضيتنا أكثرمن أي شخص عرفته من قبل |
| Bu insanlara karşı işlenmiş haksızlıklar davamızın temelini oluşturmaktadır. | Open Subtitles | إن الظلم الذي وقع بحق هؤلاء البشر يشكل قاعدة لقضيتنا |
| Sherlock, son davamızın ikinci gününden beri ayaktasın. | Open Subtitles | لقد كنت ساهراً منذ اليوم الثاني لقضيتنا الأخيرة |
| davamız için gerekli olması bir yana o bizim davamız. | Open Subtitles | مثل بادي اسيس اسرائيل و الذي هو ليس مهما لقضيتنا فحسب بل هو قضيتنا بعينها |
| amacımıza onun kadar katkı sağlayan başka biri yok. | Open Subtitles | لا يوجد أحد قد عمل هذا الجهد لقضيتنا كما فعل هو |
| Bizimki gibi bir amaca katılmak zor olabiliyor. | Open Subtitles | المشاركة في قضية مشابهة لقضيتنا تعتبر صعبة |
| davamıza hizmet etmek için yaşamayı istemek narsizm midir? | Open Subtitles | إن إرادة الحياة خدمةً لقضيتنا ليس نرجسية |
| Teselli olur mu bilmem ama, davamıza olan kahramanca bağlılığın sana benim en içten saygılarımı kazandırdı. | Open Subtitles | إذا كان هُناك أى عزاء فسيكون لإخلاصك البطولي لقضيتنا ولقد إكتسب كامل إحترامي الخالص |
| Demek davamıza baş koyan cesur çocuklar sizlersiniz. | Open Subtitles | إذاً، أنتم هم الأطفال الشجعان الذين انضموا لقضيتنا |
| Şimdi, büyük davamıza olan sadakatinizi kanıtlama zamanı geldi. | Open Subtitles | والآن يجب أن تثبتن إلتزامكن لقضيتنا العظيمة |
| Detaylandırılan en ufak yanlışlar ya da dikkatsizlikler davamıza ölümcül darbe vurabilir. | Open Subtitles | بأقل غلطة أو إهمال بالتفاصيل قد تكون كارثة ... لقضيتنا |
| davamıza yönelik destek ne durumda. | Open Subtitles | أي نوع من التعاطف موجود لقضيتنا |
| U'kin her zaman davamızın en güçlü destekçilerinden olmuştur. | Open Subtitles | (لطالما كان (يوكين واحداً من أشد الداعمين لقضيتنا |
| Sadece davamızın sıradan bir askerlerinden biriyim. | Open Subtitles | أنا مجرّد جندي لقضيتنا |
| davamızın en önemli noktası Duke Roscoe'nun gerçekleri bilerek çarpıtmasıdır. | Open Subtitles | ولكي يحصل على بعض التعاطف لموكله حجر الاساس لقضيتنا هو أن ـ (دوق روسكو) ـ ذلك أخطأ في فهمه |
| Bu kadın, davamız için kritik olabilir. | Open Subtitles | هذه المرأة من الممكن ان تقدم اثباتا حساسا لقضيتنا |
| Nakit parayı yatağınızda bulsaydık davamız bu kadar güçlü durumda olmazdı. | Open Subtitles | ويمكن لقضيتنا أن تصبح أكثر قوة اذا استطعنا أن نمسك بالأوراق والأموال في فراشك |
| Ama bu durum amacımıza daha çok dikkat çekecek. | Open Subtitles | هم فقط يحاولون جعلي عبرةً للأخرين ولكنها ستجذب الانتباة لقضيتنا |
| Bu yüzden sana, amacımıza daha çok yardımcı olacak bir şey göstereyim. | Open Subtitles | لذا اسمحوا لي أن تظهر شيء أكثر فائدة لقضيتنا. |
| Bizimki gibi bir amaca katılmak zor olabiliyor. | Open Subtitles | المشاركة في قضية مشابهة لقضيتنا تعتبر صعبة |
| Gözlerini son kez kapattığında davamız için MacKenzieleri harekete geçirecek ve bunun uğruna savaşıp ölecekler. | Open Subtitles | عندما تغمض عينيك للمرة الأخيرة سيوف يحشد الماكينزي لقضيتنا وسيقاتلون ويموتون في سبيلها |