Yaşlılara gönüllü kitap okumadığın ve evsizlere yardım etmediğin zamanlarda genelde buradasın. | Open Subtitles | إذا كنت لا تتطوع لقراءة القصص لكبار السن أو إطعام الفقراء فأنت بالعادة هنا |
Resimlerinizi bu akşam Yaşlılara götüreceğim. | Open Subtitles | لذا اليوم سأذهب برسوماتكم لبيت الرعاية لكبار السن |
Joanna'nın söylediğine göre Yaşlı insanların mükemmel fotoğraflarını çekiyormuşsun. | Open Subtitles | اخبرتني جوانا انك اخذت بعض الصور الاستثنائية لكبار السن |
Yaşlı insanların en büyük katili emekliliktir derler. | Open Subtitles | يقولون أن القاتل الأول لكبار السن من الناس هو التقاعد |
Bence daha yaşlı insanlar olacak. | TED | أعتقد أنها ستكون مشروعة فقط لكبار السن. |
Senin gibi ihtiyarlar için hayatı kolaylaştırıyor. | Open Subtitles | يجعل الحياة أسهل بكثير لكبار السن مثلك |
Bende aynı şeyi, yaşlılar için düşünüyorum. | Open Subtitles | بالنسبة لكبار السن, فأنا أبادلهم المشاعر. |
Ve sonra 2013'te Tüm sorunu ve yeni damga olan yalnızlığı ele aldım. yaşlılar için yeni milli yardım hattını İngiltere'de piyasaya sürdüm, adı ise Gümüş Hattı, yalnız ve izole olmuş yaşlı insanlara yardım etmeyi amaçlıyor. | TED | و في عام 2013 بدأت ألاحظ المسألة برمتها و وصمة العار الجديدة من الوحدة أطلقت خط مساعدة وطني جديد لمساعدة كبار السن في بريطانيا اسمه الخط الفضي يوفر الدعم لكبار السن الوحيدين والمعزولين |
Demek ki Yaşlılara kitap okumayı sevmiyorsun. | Open Subtitles | اذاً انتِ لا تحبى القراءة لكبار السن |
Yaşlılara kitap okumuyorum onlara bağırıyorum. | Open Subtitles | انا لست اقرأ لكبار السن انا اصرخ عليهم |
Golf'un Yaşlılara göre olduğunu düşünürdüm. | Open Subtitles | كنتُ أظن الجولف رياضة لكبار السن |
Yaşlılara kitap okumak? | Open Subtitles | القرأة لكبار السن ؟ |
Onlar Yaşlı insanların uyuşturucuları altın kızlarda bunu kullanıyorlardı. | Open Subtitles | أبي تلك لكبار السن انها مثل مافعلوه في "غولدن غيرلز" |
Yaşlı insanların başına gelir. | Open Subtitles | إنها تحدث لكبار السن |
Yaşlı insanların giydiği ayakkabılardan değil. | Open Subtitles | ليس حذاءً لكبار السن |
Bir klikle her şeyi kontrol ediyorsun. Senin gibi yaşlı insanlar için hayatı kolaylaştırıyor. | Open Subtitles | و بضغطة زر واحدة تتحكم بكل شئ و هذا يجعل الحياة سهلة لكبار السن مثلك |
Aslında yaşlı insanlar için de kötü haberler. | Open Subtitles | السيئة لكم ، يا طلاب حسنا ، انها في الواقع. أنباء سيئة لكبار السن أيضا |
Senin gibi ihtiyarlar için hayatı kolaylaştırıyor. | Open Subtitles | يجعل الحياة أسهل بكثير لكبار السن مثلك |
Bu yıl 200'den fazla kampanya yürüteceğiz: İhtiyaç sahipleri için fıstık ezmesi toplamak, veya evinden çıkamayan yaşlılar için Sevgililer Günü kartları hazırlamak gibi. | TED | لذلك سنقوم بتنظيم 200 حملة هذه السنة، حملات مثل جمع زبدة الفول السوداني لمخازن الطعام، أو إعداد بطاقات عيد الحب لكبار السن الذين يُلازمون بيوتهم. |
Gidip müzede gönüllü olarak çalışsan ya da yaşlı insanlara puding götürsen olmaz mı? | Open Subtitles | ... لماذا لاتـتطوعين في العمل بالمتحف أو تقدمين الحلوى لكبار السن ؟ ... |