| Buraya kitap yazma bahanesiyle gelmiştim ve gerçekten aklıma bir kitap için fikir geldi. | Open Subtitles | كان غطائي هُو قدومي إلى هنا للكتابة، وقد حصلتُ فعلاً على فكرة لكتابٍ. |
| Ve benimle ikinci bir kitap için anlaşma yapmaları harika bir şey ama bu... yazacak bir şey bulmam gerektiği anlamına geliyor. | Open Subtitles | وإنه لشيءٌ رائع كونهم أعطوني صفقة لكتابٍ آخر، لكن هذا يعني أنه عليّ أن أقوم... بالتفكير بشيءٍ لأكتب عنه... |
| Aslında birisi bana kasabayla ilgili bir kitap önermişti ama bulamayınca kütüphaneci kitabın sizde olabileceğini söyledi. | Open Subtitles | نعم... احدهم أرشدني لكتابٍ معين حول المدينة و يبدو ...إنْ أمين المكتبة |
| Drecker'da beş yıldır asistandım ve sonunda benim de bir kitap fikrim olmuştu. | Open Subtitles | لقد كنتُ مُساعدةً في (دريكر) لخمسة أعوامٍ، وأخيرًا حصلت على فكرةٍ لكتابٍ خاصّ بي. |
| Bu kitabın ilk sayfasına. | Open Subtitles | على الصفحة الأولى لكتابٍ مثل هذا |
| Drecker'da beş yıldır asistandım ve sonunda benim de bir kitap fikrim olmuştu. | Open Subtitles | لقد كنتُ مُساعدةً في (دريكر) لخمسة أعوامٍ، وأخيرًا حصلت على فكرةٍ لكتابٍ خاصّ بي. |
| Drecker'da beş yıldır asistandım ve sonunda benim de bir kitap fikrim olmuştu. | Open Subtitles | لقد كنتُ مُساعدةً في (دريكر) لخمسة أعوامٍ، وأخيرًا حصلت على فكرةٍ لكتابٍ خاصّ بي. |
| Gönderdiğin tasarı Jonathan Karp'ın zaten yayınladığı bir kitabın değiştirilmiş hâliydi. | Open Subtitles | العرض الذي قمت بإرساله كان نسخة موجزة... لكتابٍ تم نشره سلفًا... ... |