| Hayır, Ama bu ikimizin iş yapamayacağı anlamına gelmiyor. | Open Subtitles | لكنَ ذلكَ لا يَعني أننا لا يُمكنُنا أن نتعاملَ معَ بعضِنا |
| Ama bu iş yürümüyor, yardımınız gerekiyor. | Open Subtitles | لكنَ ذلكَ لم ينجَح، و أحتاجُ لمُساعدتكُم |
| Ama bu kendi içerisinde bile bir önyargı değildir. | Open Subtitles | لكنَ ذلكَ بحد ذاتِهِ ليسَ تحيزاً |
| Ama bu değerlendirmeye bağIı. | Open Subtitles | لكنَ ذلكَ يعتَمِدُ على التَقييم |
| Goergen'ın iyi birisi olmadığını biliyorsun John, Ama bu onu asansör boşluğuna atmanı affettirmiyor. | Open Subtitles | تعلَم أن (غيرغين) لَم يكُن مَحبوباً يا (جون) لكنَ ذلكَ لا يُعطيكَ العُذر لتدفعهُ في فتحَة المِصعَد |
| Oswald'a gelip Emerald City'i kurmak istediğin için senden boşanmak istediğimi düşünüyorsun, Ama bu doğru değil. | Open Subtitles | تظُن أني طلقتكَ لأنكَ أردتَ المجيئ إلى (أوزولد) و بناء مدينة الزمرد لكنَ ذلكَ غير صحيح |
| Ama bu Cloutier'in yaşaması için bir neden değil. | Open Subtitles | لكنَ ذلكَ ليسَ سبباً لأن ندعَ (كلوتيه) يعيش |
| Evet Ama bu kanıtlanamadı. | Open Subtitles | نعم، لكنَ ذلكَ لم يُثبَت |