Eee, ona söylüyecektim, ama annemin beyazışıklısıyla olan ilişkisini düşününce, | Open Subtitles | حسناً، لقد كنتُ أنوي إخباره، لكن بإعتبار قضية والدتنا مع مُضيئها |
Bilmiyorum ama bu dairede tuvalet olmadığını farkettin mi? | Open Subtitles | كلا, لا أعرف لكن بإعتبار عدم وجود مرحاضاً بتلك الشقة |
Ben medyum değilim ama donanma savaş pilotu olduğunu düşünürsek buna çok kızdığına eminim. | Open Subtitles | أنا لست وسيطاً, لكن بإعتبار إنه طيار حربي بحري أقول لابد إنه غاضب جداً بشأن هذا |
Yarın herkes gelene kadar bekleyecektim ama ne kadar cesur bir çocuk olduğunu ve bize çok yardımcı olduğunu düşününce seni onursal NCIS ajanı yapmaya karar verdim. | Open Subtitles | كنت سأنتظر حتى الغد حتى يكون الجميع موجودين لكن بإعتبار أنك كنت ولداً شجاعاً و كم ساعدتنا |
ama bu şartlarda, bu değecek bir risk. | Open Subtitles | لكن بإعتبار المخاطر فهذه مخاطرة تستحق أن نخوضها يا سيدي |
Bir kaç gün hastanede kalacaksın, ama enfeksiyonu kontrol aldığımızı varsayarsak iyi olacaksın. | Open Subtitles | ستبقىفيالمشفىلبضعةأيام ، لكن بإعتبار أننا نستطيع أننضعالعدوىتحت السيطرة،فستكونبخير. |
ama şu karadul durumunu göz önünde bulundurursak çocuk bu dünyada veresiye yaşıyordu zaten. | Open Subtitles | لكن بإعتبار حالة الحداد التي تعيشينها، لقد كان يعيش في الوقت الضائع على أي حال. |
ama şu anki feci görünüşüm düşünülürse burnunun ucunu bile görememen iyi bir şey olabilir. | Open Subtitles | لكن بإعتبار مظهري الذي يرثى له ربما من الجيد أنكِ كفيفة كسكين الزبد |
Tamam pek soğukkanlı biri olduğum söylenemez ama bağlantının seni öldürmeye çalıştığını düşünürsek şu anda birbirimizi suçlamayı bırakıp o bizi bulmadan biz onu bulmalıyız. | Open Subtitles | لست عادة صوت الهدوء لكن بإعتبار أن معالجك حاول قتلك للتو ربما عليك أن تتوقف عن الإشارة بأصابع الإتهام |
Mükemmel değildi ama hiçbir masum hayat zarar görmediğinden galibiz sayıyorum. | Open Subtitles | لم تكن عملية مثالية، لكن بإعتبار أنه لايوجد حيوات برئية فقدت، أدعو هذا فوز |
Çok kan kaybetmiş ama tüm olanlara bakınca, şanslı adammış. | Open Subtitles | خسر الكثير من الدماء , لكن بإعتبار كل شي انه شخص محظوظ |
Doğru ama "Cehennem Ağzında" yaşıyoruz tarafından bakarsak çocuklar bir canavar görmüş olabilir. | Open Subtitles | ذلك حقيقي , لكن بإعتبار أننا نعيش على فوّهة الجحيم... ربما هؤلاء الأطفال رأوا وحشاً |
ama "Teşekkür ederim" hediyesinin kalitesine bakarsak Bence biraz uzun sürebilir. | Open Subtitles | لكن بإعتبار نوعية هدية الشكر... قد تكون فترة طويلة |
ama şuan burada benimle birlikte olduğunu düşünürsek sanırım evren benim iyiliğime çalışıyor. | Open Subtitles | لكن... بإعتبار أنك هنا معي الآن يعني أن الكون يعمل لصالحي |
Üzgünüm Beth, ama ruhsal durumunu göz önüne aldığımızda, neden olduğu olaya... | Open Subtitles | عذراً، (بيث) لكن بإعتبار حالتك الذهنية، المؤدية للحادث |
ama bir de şunu düşünün. | Open Subtitles | لكن بإعتبار هذا الوضع |
ama yaşanan olaylar göz önüne alındığında, Kim ile tekrar birbirimizi tanıyana ve güven ortamı yaratana kadar yalnızca sarılmakla yetinecektim... | Open Subtitles | لكن بإعتبار الأحداث الأخيرة أقصى ما كنت سأفعه هو الأحتضان أنا و (كيم) علينا التعرف على بعضنا ثانيةً ... و أن نثق ببعضنا و |
ama yaşanan olaylar göz önüne alındığında, Kim ile tekrar birbirimizi tanıyana ve güven ortamı yaratana kadar yalnızca sarılmakla yetinecektim... | Open Subtitles | لكن بإعتبار الأحداث الأخيرة أقصى ما كنت سأفعه هو الأحتضان أنا و (كيم) علينا التعرف على بعضنا ثانيةً ... و أن نثق ببعضنا و |