| Çünkü birçok aile bizden az tartışıyor olabilir ama hiçbir aile bizden fazla gülmüyor. | Open Subtitles | لأن الكثير من العائلات من المحتمل أن تكون تتنازع ،فيما بينها أقل مما نفعل نحن لكن لا يوجد عائلة تضحك أكثر منا. |
| ama hiçbir şey sizi ailenizle bir gezegeni kurtarmayı öğretemez. | Open Subtitles | لكن لا يوجد هنالك شيء يحضرني للعمل مع عائلتي لإنقاذ كوكبنا |
| ama hiçbir şeyi dert etmeyin, rahatlayın. | Open Subtitles | لقد نسى. لكن لا يوجد ما يستدعي القلق.. |
| Keşke bunları açıklamanın kolay bir yolu olsaydı ama yok. | Open Subtitles | كنت أتمنى وجود طريق أسهل لنتخطى هذا، لكن لا يوجد |
| Keşke bir açıklaması olsaydı, ama yok işte. | Open Subtitles | أتمى لو كان هناك تفسير آخر لهذا ، لكن لا يوجد |
| Ama orada açlık, sefalet ve katliamdan başka hiçbir şey yok. | Open Subtitles | لكن لا يوجد شيء هناك غير المجاعة والمعاناة والمجازر |
| Burada olacaklardı; ama yoklar. Sonuçta şimdi yalnızım. Benim için oldukça zor oldu. | Open Subtitles | من المفترض ان يكون هناك اناساً و لكن لا يوجد ذلك انا محبط جدا |
| hiçkimse bu aşının gerçek bir küresel salgın karşısında kesin ve kalıcı bir çözüm olduğunu düşünmüyor | TED | و لكن لا يوجد من يعتقد بالفعل أنه سيكون مؤثراً في حال حدوث تفشي حقيقي للفيروس. |
| Tabii sana kötü bir şeyler olabilir ama hiçbir şey dışarıda olup da bunları izlemekten daha fazla acı veremez. | Open Subtitles | بالتأكيد يمكن أن يحدث لك شيء سيء لكن لا يوجد ما هو مؤلم أكثر من أن تُستثنى من الأمر |
| Görmedin demiyorum ama hiçbir medyum her şeyi tutturmaz. | Open Subtitles | لست أقول أنك لم ترينها لكن لا يوجد اتصال ذهني كامل |
| Pekala, güvenlik kapılarını kontrol eden sistemde ve kameralarda bir tür hack falan görmeyi umuyordum ama hiçbir şey yok. | Open Subtitles | حسنا ، توقعت أن أجد إختراقا بطريقة ما إلى النظام الذي يتحكم بالأبواب المؤمنة .و كاميرات المراقبة ، و لكن لا يوجد شيء |
| L anlıyorum. l'ma gelecekte kötü bir baba , ama hiçbir şey yok l simdi yapabilirsiniz. | Open Subtitles | أنا افهم . أنا أب سيء في المستقبل ، لكن لا يوجد شيء يمكنني أن أفعله الآن . |
| ...ama hiçbir yargıç, Stanton veya Savunma Bakanlığı'na karşı gelmez. | Open Subtitles | لكن لا يوجد قاضٍ سيعارض (ستانتون) أو قسم الحرب العظيم. |
| Kalbi atıyor ama hiçbir beyin aktivitesi yok. | Open Subtitles | قلبه ينبض، لكن لا يوجد نشاط دماغي. |
| ama hiçbir şey belli değil, Veronica. | Open Subtitles | لكن لا يوجد شيء واضح يافيرونيكا |
| İnan bana şu anda bu işi ben yapacağım diyen biri olsa hemen bırakırım.ama yok. | Open Subtitles | صدقني لو وجدت أحد يقوم فسوف أغادر، لكن لا يوجد |
| Başka seçeneğim yok. Keşke olsaydı, ama yok. | Open Subtitles | ليس أمامى خيار أتمنى لو كان يوجد, لكن لا يوجد |
| Teröristler Salon merkezini Kontrol altına almışlar, Ama orada bir hareketlilik yok. | Open Subtitles | انهم يتحكمون فى مدخل المركز لكن لا يوجد اى حركه |
| Üniversite harika bir yer Ama orada senin gibiler yok. | Open Subtitles | ,أعني, الزي يعتبر جيدا و لكن لا يوجد أحد هناك مثلك |
| Burada olacaklardı; ama yoklar. Sonuçta şimdi yalnızım. Benim için oldukça zor oldu. | Open Subtitles | من المفترض ان يكون هناك اناساً و لكن لا يوجد ذلك انا محبط جدا |
| Ancak birlikte çalıştığım bir tek yüksek teknoloji şirketi bile bunun teknoloji sorunu olduğunu düşünmüyor, çünkü yardımseverliği artıran şey insanların birbirlerini tanıması. | TED | لكن لا يوجد شركة عالية التقنية واحدة من الذين عملت معهم تتخيل للحظة أن هذه مشكلة تقنية، لأن الذي يحفٌز الرغبة في مساعدة الأخرين هو التعرف على بعضهم البعض. |