| - Önünde sonunda gideceğiz. Ama şimdilik göze batmamalıyız. | Open Subtitles | هذا سيكون فى النهاية ، لكن للوقت الراهن علينا الأبتعاد عن الأضواء. |
| Ama şimdilik arkasında bir iz bırakmadan kaybolmuşa benziyor. | Open Subtitles | لكن للوقت الراهن يبدو أنها تبخرت بدون أثر. |
| Ama şimdilik, Yüzbaşı, belki içeriden bize yardımınız dokunabilir? | Open Subtitles | لكن للوقت الحالي أيها الكابتن من الداخل , لربما بأمكانك مساعدتنا ؟ |
| Ama şimdilik 186'yı kullanalım derim, böylece maliyeti düşürebiliriz. | Open Subtitles | لكن للوقت الحالي اريد ان نبقى على ال 187 لكي نبقي الأسعار منخفضة |
| Fakat bu arada, bugüne erken basladim. | Open Subtitles | لكن للوقت الرّاهن ، فلديّ عملٌ بالصباح الباكر. |
| Fakat bu arada, bugüne erken başladım. | Open Subtitles | لكن للوقت الرّاهن ، فلديّ عملٌ بالصباح الباكر. |
| Ama şimdilik, neden Walker ve Bauer'e hava desteği sağlamaya odaklanmıyorsun? | Open Subtitles | لكن للوقت الحالي، لمَ لا تركز على إدارة الدعم الجوي لـ(والكر) و(باور)؟ |
| Ama şimdilik Dr. Turner'a konsantre oluyoruz. | Open Subtitles | لكن للوقت الحالي نحن نتكلم عن د. (تيرنر) |