"لكن وقت" - Traduction Arabe en Turc

    • ama
        
    O uzaylıları şimdilik kandırmış olabilirsin ama sonunda kim olduğunu anlayacaklardır. Open Subtitles هؤلاء الفضائيين، لقد خدعتهم حتى الآن لكن وقت ما سيكتشفوا حقيقتك
    Dünyayı Tanrı yarattı ama İncil'deki zaman, takvimdeki zaman ile aynı sayılamaz. Open Subtitles خلق الله العالم، لكن وقت الكتاب المقدس لا يمكن حسابه مثل التقويم.
    ama biz ayrılırken, o o beni kollarına aldı ve beni öptü ve ben anladım. Open Subtitles و لكن وقت الوداع طوقنى بذراعه و قبّلنى حينها علمت بحبه
    herzaman akilli gecinirsin, ama acil bir durumda aptal mi oldun! Open Subtitles ماذا بك ؟ تدعى دائما انك الذكى فينا لكن وقت الاذمات انت الغبى
    Çok eğlenceliydi, ama sanırım artık yarış buraya kadar! Open Subtitles ياسلام انه امر ممتع لكن وقت المتعة انتهى
    Çamurda çalışabilirim ama bulutlarda yaşamayı severim. Open Subtitles ربما يكون عملى غريباً لكن وقت اللعب أحب أن أعيش حياتى
    Bu maktullerin ikisi de göğüslerindeki kurşun yaralarından ölmüş. ama ölüm zamanları arasında bir gün var. Open Subtitles كِـلا الضحيّتين قُــتلا جراء طلقات بالصدر، لكن وقت وفاتهما كلٍ على حده
    İstersen tekrar zincire vurabilirsin ama anlaşmaya varabileceğimiz noktayı çoktan geçtik. Open Subtitles يمكنك رميي في السجن إذا رغبت لكن وقت المفاوضات بيننا قد انتهي
    İhtiyar kudreti midir nedir bilmiyorum ama bu yılki iyileşme zamanım geçen sezonlara kıyasla daha çabuk oldu. Open Subtitles لا أعلم ما إذا كانت قوة رجل قديمة أو ما شابه لكن وقت إستشفائي ذلك العام كان أسرع من أى موسم آخر
    Bu farklar yeterli olur, ama anormal davranıyorsun. Open Subtitles هذه التناقصات كافية ...لكن وقت تهاونك بالعمل
    ama onun kaçtığı gece sorumlu Sunil'di. Open Subtitles لكن وقت هروبه كان سونيل هو المسؤول عنه
    CODIS'ten önce, ama DNA... Open Subtitles و لكن وقت وفاة الضحية يسبق "وجود "قاعدة بيانات الحمض النووي
    ama çok zamansız gitti. Open Subtitles لكن وقت وفاتها أسوء وقت بالنسبة لي
    Turneye çıkmayı çok severim, bu iş tam bana göre ama boş zamanlarımda "flatlining" yapmasını çok severim. Open Subtitles أحب الطريق، إنها الوظيفة الأمثل بالنسبة لي "لكن وقت فراغي المفضل هو "حد الموت
    Çok zor ama aynı zamanda çok özel bir zamandı. Open Subtitles كان شيئًا صعب جدا لكن وقت خاص جدا
    Yoksa bu kadın Marilyn'e hiç benzemiyordu ama ona peruk takıp, makyaj yapıp, yeniden yarattığımızda Marilyn'in aynısı oldu, hatta kocasi bile onu tanıyamadı, veya bu benzerin fotoğraflarda kim olduğunu çıkaramadı, bunu oldukça ilginç buluyorum. TED هي لا تبدو ابدا مثل مارلين لكن وقت ما اقظناها ووضعنا لها الشعر المستعار و المكياج, اصبحت تشبه مارلين تماما لدرجة ان زوجها لم يتعرف عليها, أو ان يلاحظ هذه الشبيهة, في هذه الصور, وذلك ما اجد شيق للغاية
    ama o dönemde, en temel ihtiyaçtı. Open Subtitles لكن وقت تولى ( هتلر ) مقاليد الحكم كانت هذه الأشياء من أساسيات الحياه
    Evet, ama sandviç zamanı şimdi. Open Subtitles نعم لكن وقت الساندويتش الآن
    ama sorunun zamanlaması mükemmel olmalı. Open Subtitles ... لكن وقت الطلب يجب أن يكون مثالي
    ama test sonuçları çıkana kadar bir şeyler olmuş. Open Subtitles لكن وقت أن بدأوا به،

    Les mots et expressions les plus fréquents

    Arabe-Turc: 10k, 20k, plus | Turc-Arabe: 10k, 20k, plus