| Afedersin? Cody'e olanların cinayetlerle bir bağlantısı olduğunu düşünüyorsun. | Open Subtitles | اتعتقد ان ما يحدث لكودي مرتبط بجرائم القتل .. |
| Ve bir daha ikinci bir şans olmayabilir ne senin için, ne de Cody için. | Open Subtitles | وحينئذ فلن يكون لدينا فرصة اخرى لا لك ولا لكودي. |
| Sadece Cody değil, hepimiz Tanrı tarafından seçildik, ve hepimiz onun ışığı sayesinde karanlığa karşı durabiliriz. | Open Subtitles | ليس فقط لكودي. كلّنا مختارون من اللّه وكلّنا نستطيع الوقوف ضدّ الظلام بنورنا |
| Eğer bu olayın dibinde bir obje yatıyorsa bunu açığa çıkarabilmek için Cody'ye birkaç soru hazırladım. | Open Subtitles | لو انه توجد اداة لها هذا الشكل فأنا لدي بضعة أسئلة لكودي قد تكشف الامر |
| Şimdi de adam öldü. Bundan önce de bir şeyler deyip Cody'yi üstünüze saldırtmıştınız. | Open Subtitles | وقبلها قلت شيئاً لكودي جعله يرغب في كسر رقبتك |
| Bir dahakine beni ararsın. Ne zamandan beri Cody Brennen'la arkadaşsınız? | Open Subtitles | إن قلت بأنك ستفعل شئ إفعله المرة القادمه إتصل بي منذ متى وأنت صديق لكودي برينن |
| Jenna ve ben, Cody için en iyi olanı istiyoruz. | Open Subtitles | جينا وانا لا نريد إلا ما هو أفضل لكودي. |
| Sadece Cody için en iyisini istiyorum. | Open Subtitles | انا اريد فقط الافضل لكودي |
| Cody'yi doktora götürmek istemiştik. | Open Subtitles | اردنا ان نحضر لكودي طبيباً |
| Bence Cody'ye söylemen gerekenler var. | Open Subtitles | اظن ان لديك شيئا لتقوله لكودي |
| Eugenia, Cody'e fişlerini geri ver. | Open Subtitles | إنجين) أعيدي لكودي فيشاته |
| Cody'nin. | Open Subtitles | (أنه (لكودي |