| Senin için hissettiklerimle Cole için iyi olan şeyler iki farklı durum. | Open Subtitles | ماذا اشعر اتجاهك ومالافضل لكول انها شيئين مختلفين تماماً. |
| Senin ne kadar iyi biri olduğunu biliyorum, ve benim için ne kadar iyi olduğunu da biliyorum ve Cole için de ne kadar iyi olacağını da. | Open Subtitles | انا اعلم كم انت جيد, واعلم كم كنت جيد معي وكم ستكون جيد لكول. |
| Kendin için, Cole için ve bebeğiniz için. | Open Subtitles | كُلّ لوحدك. لَك، لكول ولطفلكَ الرضيعِ. |
| O güç çıkaran iksirdi. Cole'u serbest bırakmak için yaptım. | Open Subtitles | هو أن جرعة تجريد السلطة لقد تقدمت لكول مجانا. |
| Ama düşündüğün zaman Cole'un işe başlamasıyla artık her şeyi ödeyebileceksin. | Open Subtitles | ولكن على الرغم من أن تأتي إلى التفكير في الأمر، هل يمكن أن تحمل أي شيء ربما نريد الآن أن لكول ذهب الشركات. |
| Cole için çorba yapıyorum | Open Subtitles | أَعْملُ شوربة لكول |
| Sadece çorba yapıyorum Cole için | Open Subtitles | فقط يَعْملُ شوربة لكول |
| Bu Cole için iyi haber değil. | Open Subtitles | Mmm. هو لا يَبْدو في حالة جيّدة لكول. |
| Cole için. | Open Subtitles | لكول. |
| Ama eğer bu adam Cole'u himayesindeyse, | Open Subtitles | ولكن ان كان هذا الرجل مُحَافَظٌاً لكول , لربما كان |
| Eğer sen Cole'un Jason gibi olmasını sağlarsan... | Open Subtitles | اذا استطعت ايجاد طريق لكول ان يكون مع جايسون... |
| O kadar sevinmiş görünme çünkü Cole'un başına bir şey gelirse... | Open Subtitles | من الافضل ان لاتكون سعيدا هكذا ، لأنه اذا حدث شئ لكول... . |