| Bense yeni apartman dairemi ve Kitty için, arkadaşlarım için birer ev ve kiralanacak yerler görüyorum. | Open Subtitles | أنا أرى منزلي الجديد مكان لكيتي ، مكان لأصدقائي وذلك المكان قد تم تأجيره |
| Simon Krantz Kitty'nin üstü olmalı. | Open Subtitles | سيمون كرانتز يجب ان يكون المشرف الميداني لكيتي |
| Bak, Kitty ve ailen için yaptığı şey inanılmaz, ama şuanda bu araştırmanın bir parçası. | Open Subtitles | أنظر ، ما فعله " لكيتي " ولعائلتك أمر مذهل لكنه جزء من هذا التحقيق الحالي |
| Katy'nin albümünü yaptım. Sen? | Open Subtitles | لقد أنتجت للتو الألبوم الجديد لكيتي و أنت ؟ |
| senin üç tane korsan Katy Perry şarkın var. | Open Subtitles | آندرو: لديك ثلاث تسجيلات غير رسمية لكيتي بيري |
| Eğer, Kitty için iyi olan buysa, | Open Subtitles | اذا كان هذا الافضل لكيتي |
| Aynı şeyi Kitty'e de yapacaklar, | Open Subtitles | وسيقومون بالمثل لكيتي |
| Ama Kitty'e kemik iliğini verdi. | Open Subtitles | لكنهكذلكقد تبرعبنخاعالعظم"لكيتي" |
| Bir başkasıyla uğraşabilir misin lütfen? Ve Kitty'e de gittiğimi söyle. | Open Subtitles | وقل لكيتي اني قلت وداعا. |
| Kitty'e benden selam söyleyin. | Open Subtitles | قل مرحبا لكيتي من اجلي. |
| Ondan önce Kitty Winter diye biri yokmuş. | Open Subtitles | قبل ذلك لا وجود لكيتي وينتر |
| Afedersin ama ben Kitty'nin annesi değilim. | Open Subtitles | اعذني ولكني لست أما لكيتي |
| Kitty'e ihtiyacımız var. | Open Subtitles | نحتاج لكيتي |
| Johnny Wujek, anasının karnından Katy Perry'nin modacısı olarak doğmadı. | Open Subtitles | جوني ووجيك ليس دائما كان الستايل الخاص لكيتي بيري. |
| Ve bu da Katy'ciğim ve Andy'ciğim için. | Open Subtitles | و هذه هنا لكيتي و آندي |