| Size bunun gerçekten metin olduğunu, görüntü olmadığını kanıtlamak için şöyle bir şey yapabiliriz, bunun gerçekten metin olduğunun, resim olmadığının bir göstergesi. | TED | لكي أثبت لكم أنه نص بالفعل، وليس صورة يمكن أن نفعل شيئاً كهذا. لكي نوضح بالفعل أنه عبارة عن نص، وليس صورة |
| Anlarsın ya kendimi kanıtlamak için uzun zaman bekledim. | Open Subtitles | أترين لقد انتظرت وقتاً طويلاً لكي أثبت ذاتي |
| Seni dövebileceğimi dünyaya kanıtlamak için 30 yıl bekledim. | Open Subtitles | مهلاً، لقد جعلتنيّ أنتظر 30 عام لكي أثبت للعالم أن بمقدوري هزيمتك. |
| Ayrıca eğer istersen sırf bunu kanıtlamak için şu an okula gidip tüm gece boyunca onu arayabilirim. | Open Subtitles | و أنظري، إذا أردتي ذلك سوف أعود للمدرسة مجدداً، وأبحث عنه طوال الليل فقط لكي أثبت ذلك |
| Kendimi kanıtlamam için bana bir şans ver ve servisi açık tutmuş ol. | Open Subtitles | امنحني فرصة لكي أثبت نفسي واجعل هذا المكان مفتوح. |
| Diğerlerinden iki kat çalışmak zorundasın burasının benim de evim olduğunu kanıtlamak için Mars' ait olduğumu kanıtlamak için. | Open Subtitles | هل تعرف، علي أن أعمل أصعب مرتين مما يفعل أي شخص أخر... لكي أثبت أن هذا موطني، واني أنتمي للمريخ. |
| Paranormal şeylerin olduğunu kanıtlamak için inandırıcı bir şey yakalamayı çok istiyorum. | Open Subtitles | أنا سأرغب بتصوير شيءٍ نهائي... لكي أثبت وجود الظواهر الغير طبيعية... |
| Hatta dostluğumuzun kolaylığını kanıtlamak için birlikte yatalım. | Open Subtitles | في الحقيقة, (غاري), لكي أثبت طبيعة علاقتنا |
| melek değilim, ajan Callen, ama kanıtlamak için test tekrar yaptıracağım hap kullanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لست ملاكاً ، عميل (كالن) ولكنني سأخضع لكاشف الكذب لكي أثبت أنني لم أتعاطى المخدرات |
| Yapmadığını kanıtlamak için. | Open Subtitles | لكي أثبت انك لم تفعلها |
| Castiel. İnancımı kanıtlamak için. Bak. | Open Subtitles | (كاستيل) لكي أثبت ايماني، أنظري |
| Bunu kanıtlamam için bana bir şans ver. | Open Subtitles | امنحيني الفرصة لكي أثبت لك ذلك |
| Bunu kanıtlamam için bana bir şans ver. | Open Subtitles | امنحيني الفرصة لكي أثبت لك ذلك |