| Ya Sana, bu adada bir yerlerde çok büyük bir kutu var desem, | Open Subtitles | ماذا إن قلت لك بأنه بمكان ما على الجزيرة هناك صندوق كبير جداً |
| Ya Sana, bu adada bir yerlerde, çok büyük bir kutu olduğunu söyleseydim? | Open Subtitles | ماذا إن قلت لك بأنه بمكان ما على الجزيرة هناك صندوق كبير جداً |
| Bu yüzden başımıza iş çıkarır diye Sana o odadan kurtul demiştim. | Open Subtitles | لقد قلت لك بأنه يجب تبنظيف وتفريغ تلك الغرفة منذ مدة طويلة |
| Size onun kardeşi olduğunu.. hiç söylemedim. Ama siz ona adıyla hitap ettiniz. | Open Subtitles | أنا لم اقل لك بأنه كان أخاه لكنك دعوته باسمه |
| Ray'in Sana Ajan Van Miller'ı öldürdüğünü söyleyen bir ifade bu. | Open Subtitles | أنه تصريح. بأن راي قال لك بأنه قتل العميل فان ميلر. |
| Ray'in Sana Ajan Van Miller'ı öldürdüğünü söyleyen bir ifade bu. | Open Subtitles | أنه تصريح. بأن راي قال لك بأنه قتل العميل فان ميلر. |
| Ve dedi ki, her şeyin ayarlandığına ve büyük bir planı olduğuna dair... Sana bir mesajı varmış. | Open Subtitles | وقال أن لديه رسالة خاصة لك بأنه وكل المجموعة لدينا خطة كبيرة |
| Benimle çalışırken, müşteriye iyi ve kibar davranacaksın. Sana söylüyorum, hiçbir şey olmadı. | Open Subtitles | إن طبيعة عملي تحتم عليّ أن أكون مؤدب ولطيف مع الزبون، وقلت لك بأنه لم يحدث شيء |
| Seni seviyorum, Kurt! Öpücükler, hepsini kabul ediyorum. Keşke Sana daha iyi hissedeceğini söyleyebilseydim. | Open Subtitles | أحبك, كيرت أحب أن أقول لك بأنه سيصبح شيئا فشيئا أقل |
| Sana şu kadarlığını söyleyeyim o bana nerede kaldığımı sordu ve sen onun geleceğinden emindin. | Open Subtitles | أنا قلت لك بأنه سألني أين يسكن وأنت كنت متأكد بأنه سيأتي هنا. |
| Sana git derdim ama diyemiyorum çünkü buradan nasıl eve gideceğimi bilmiyorum. | Open Subtitles | قد اقول لك بأنه يمكنك المغادرة ولكن لا يمكنك ذلك لأنني لا أعلم كيف أعود للمنزل لذلك |
| Şimdi, söyledim Sana. Bir çıkış yolu var. | Open Subtitles | الآن قلت لك بأنه توجد طريقة للخروج من هذا |
| Şaman olsaydım artık böyle şeyler olmadığını Sana söylerdim. | Open Subtitles | إذا كنت كاهناً لقلت لك بأنه لا يوجد شيء من هذا القبيل بعد الآن |
| Eminim Sana ne olursa olsun... iyi bakacağını ve en iyi avukatı... tutacağını da söylemiştir. | Open Subtitles | ومتأكدة من انه قال لك بأنه سيهتم بك مهما حدث وسيحضر لك افضل محامى يمكن ن يشتريه المال |
| Sana Brandi'yle yaşamak istediğini söyledi mi? | Open Subtitles | ...هـل قال لك بأنه يريد الانتقال للسكن مع براندي؟ |
| Sovyet Eski Nazım'ına yiyecek temin eden bir restoranın sahibi olduğunu söyledi size. | Open Subtitles | قال لك بأنه يدير مطعماً في العاصمة يقدم الطعام للحرس السوفييتي السابق |
| Ona karşı yapılan bu suçlamalarla, veya başka şeylerle bağlantısı olabilecek şeylerle, bir bağının olanaksız olduğunu size söylüyorum. | Open Subtitles | و أقول لك بأنه من المستحيل أن تكون له صلة بهذه القضايا المزعومة ضده هنا |
| Böyle bir şey yapabileceğimiz bir şehir dolusu hayvan olduğunu söylesem. | Open Subtitles | ماذا أذا قلتُ لك بأنه يوجد الكثير من المجرمين من أمثال هذا الشخص ونستطيع أن نفعل شيئاً معهم |
| bebeğin tehlikede olduğunu bildiğinde, inanıyorum konuşacaktır. | Open Subtitles | عندما يعرف ما على المحك أؤكد لك بأنه سيتحدّث معك |
| —İhtiyacın olduğunu ima etmedim. | Open Subtitles | -لم أكن أقصد بأن ألمّح لك بأنه يلزمك كرسي |