| Pazar gününe sakla, yeterince uzağa gidiyorsun. | Open Subtitles | ، أحتفظى بهذا للأحد أرتديتى ما فيه الكفاية |
| Şarkı söyleyeceğimiz Pazar'a kadar bekleyemiyorum. | Open Subtitles | أنا متحمسة جداً لا يسعني الانتظار للأحد القادم لأغني |
| Bayan Florrick, ...ne yazık ki, programını Pazar günü saat 7 için tekrar düzenledi, eğer sakıncası yoksa. | Open Subtitles | للأسف عليها إعادة تعيين الموعد للأحد على السابعة إذا كان هذا مناسبا |
| Pazar Eğlencesi havasındaymış gibi mi duruyorum sence? | Open Subtitles | هل يبدو لك انني في مزاج مناسب للأحد المرِح؟ حسنًا, وداعا. |
| Ben de üzgünüm çünkü Pazar maça çıkmıyorsun. | Open Subtitles | - حسناً, آسف أيضاً لأنك ستثتثنى للأحد, و الآن أخرج من هنا |
| Gelecek hafta Pazar günü yapılacak vaftiz'in gününü değiştirdim. | Open Subtitles | غيرت وقت تعميده للأحد المقبل |
| Pazar günü için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة بالنسبة للأحد |
| - Bu en şık Pazar giysileriydi. | Open Subtitles | -كانت أفضل ملابسه للأحد |
| Pazar gününün canı cehenneme. | Open Subtitles | - تبا للأحد - تبا للأحد |
| Vince Pazar için bilet istiyor. | Open Subtitles | يريد (فينس) مقاعد للأحد |