| Bu, sakınmak için çok uğraştığından emin olduğum utanç ve skandalı daha da körüklerdi. Hayır. | Open Subtitles | ذلك يُضاف للإحراج والفضيحة، حيث أنّي مُتأكّد أنّه سيدفع الكثير لتجنب ذلك. |
| Bence o utanç gemisi çoktan yelken açtı. | Open Subtitles | أظن باخرة " بينافور " المدمرة للإحراج قد أبحرت |
| Utanacak bir şey yok bunda. Doğaldır böyle şeyler değil mi? | Open Subtitles | حسنُ، لا داعي للإحراج هذا يحدث بالطبيعة، صحيح؟ |
| Utanacak bir şey yok. Sadece işler yürümedi. | Open Subtitles | مامن داع للإحراج الأمور لم تنجح فحسب |
| Uslu davran, kimse mahcup olmasın. | Open Subtitles | افعل ذلك بلطف وهدوء حتى لا يتعرض أحد للإحراج |
| - ...utanç vericiler. | Open Subtitles | -مدعاة للإحراج . |
| Bu olay utandırıcı olmaya başladı. | Open Subtitles | هذه بدايه للإحراج كيف من المحتمل آن آكون بعدة |
| Bu yılki utanç verici, yarışmamızdan ötürü. | Open Subtitles | بشأن ما قد آل للإحراج... في مسابقة هذا السنة |
| Kız kardeşim benim için hep bir utanç kaynağı olmuştu. | Open Subtitles | لطالما كانت أختي مصدر للإحراج لي |
| Tanrım ne kadar utanç verici. | Open Subtitles | ربّاه, يا للإحراج. |
| Bu ev utanç kaynağı değil bir kere! | Open Subtitles | هذا البيتُ ليس مصدراً للإحراج... |
| Sen bir utanç kaynağısın. | Open Subtitles | أنتِ سبباً للإحراج |
| utanç kaynağısın. | Open Subtitles | أنت مدعو للإحراج |
| Utanacak bir şey yok. | Open Subtitles | ليس هناك حاجة للإحراج. |
| Utanacak bir şey yok ki. | Open Subtitles | ذلك ليس سببا للإحراج |
| Sanırım bir gün için, yeterince mahcup oldum. | Open Subtitles | أعتقد أني قد تعرضت للإحراج بما يكفي اليوم؟ |
| İyi o zaman. mahcup olacak olan sensin. | Open Subtitles | حسنا إذاً، إنّك سوف تكون الشخص الذي يتعرض للإحراج. |
| Geçen gün eczanede mahcup duruma düştüm. | Open Subtitles | تعلم, لقد تعرض للإحراج في الصيدلية في ذلك اليوم |
| - ...utanç vericiler. | Open Subtitles | -مدعاة للإحراج . |
| Bu olay utandırıcı olmaya başladı. | Open Subtitles | هذه بدايه للإحراج كيف من المحتمل آن آكون بعدة |