| Açıkçası, kim eğlence için oraya gider? | Open Subtitles | حقا,من يفعل هذا للاستمتاع بوقته أتعلمين ما أقصده؟ |
| Bugünlerde, insanlar evliliğe eğlence gözüyle bakıyorlar. | Open Subtitles | هذه الأيام، الناس لا ينظرون إلى الزواج كأمر للاستمتاع |
| -Hayır, burada oturmuş en sevdiğim erkek kardeşimle gün batımının keyfini çıkarıyorum. | Open Subtitles | هذه جوديث لا .. انا جالس هنا فقط للاستمتاع بغروب الشمس مع اخي المفضل |
| Ben de eğlenmek için boş zamanı olan bir arkadaşımın ortaklığının keyfini çıkarıyordum, şarap dişli. | Open Subtitles | وانا كنت استمتع بصحبة صديق لديه وقت للاستمتاع , يا ذا الاسنان الحمراء |
| Yeni dünyanın tadını çıkarmak için hayatta olman lâzım yalnız. | Open Subtitles | ماذا سيفعل المرء طالما ليس هنا للاستمتاع بعالمك الجديد الشجاع؟ |
| eğlenmek için. Beni de davet ettiler. Belki... | Open Subtitles | فقط للاستمتاع بعض الشيء و قد دعوني لمرافقتهم, لذا |
| Evren modelleri yapmak ve onları test etmek benim için zevk almanın ve evreni sevmenin en iyi yolu. | TED | حسنا , صنع و تجريب نماذج للكون هو , بالنسبة لي , أفضل طريقة للاستمتاع و تقدير الكون. |
| Niye hayatında eğlence olmasına bu kadar karşısın? | Open Subtitles | لماذا أنت رافضة للاستمتاع بحياتك؟ |
| - Barbeküsü var, eğlence için birebir. - Evet, güzel. | Open Subtitles | مدمج مع موقد الشواء، مناسب للاستمتاع. |
| Hadi. Sadece eğlence için. | Open Subtitles | هيا، للاستمتاع فقط |
| Müziğin keyfini çıkarmak için yeterince sarhoş oldum. | Open Subtitles | إنّي ثملة كفاية للاستمتاع بهذه الموسيقى. |
| Gösterinin keyfini çıkarmaları için.. ..seyirci bile getirdim. | Open Subtitles | حتّى أننا دعونا جمهورًا للاستمتاع بالعرض. |
| Maalesef Vahşi Batı'nın keyfini buradan çıkarmak zorundasınız. | Open Subtitles | أخشى للأسف أنّكم ستضطرّون للاستمتاع بالغرب القديم من داخل السفينة |
| Hepimiz ağlamamıza rağmen, şimdiye kadar bizim için doğru olan en büyük şeyin tadını çıkarmak için çok az zaman harcıyoruz. | TED | على الرغم من كل ما يجب علينا أن نندبه فإننا نقضي القليل من الوقت للاستمتاع بأكبر شيء منفرد حدث لنا. |
| Karın tadını çıkarmak için merdivenlerden inemedi. | Open Subtitles | لم يكن بإستطاعته نزول الدرج للاستمتاع بالثلج |
| Karın tadını çıkarmak için merdivenlerden inemedi. | Open Subtitles | لم يكن بإستطاعته نزول الدرج للاستمتاع بالثلج |
| Elimden gelenin en iyisini bu dansta eğlenmek için kullanıcam ve umarım ki az önce gördüklerimden birazcık daha zarif olurum. | Open Subtitles | سأبذل ما بوسعي للاستمتاع بهذا العرض والذي أتمناه أن يكون أجمل من العرض الذي شاهدته للتو.. |
| Bu da aşıkların her ikisine de zevk verir. | Open Subtitles | وهذه هى الطريقة لكلا الحبيبين للاستمتاع ببعضهما |
| Nietzsche, tehlikeli şeyler yaparak hayattan zevk alınmasını önerir. | Open Subtitles | نيتشه تنصح سر للاستمتاع بالحياة هي أن تعيش بشكل خطير. |
| Bir numaralı neden... İki hayatım var ve ikisinden de keyif alamıyorum. | Open Subtitles | أولا , لأن لدي اثنين من الأرواح ويكون لي إما الوقت للاستمتاع. |