Hessington Petrol için Şikayete geldiysen bunun benimle bir alakası yok. | Open Subtitles | إذا كنتم هنا للتذمر حيال ماحدث بخصوص شركة هيسنغتن فلا علاقة لي بالأمر |
Hessington Petrol için Şikayete geldiysen bunun benimle bir alakası yok. | Open Subtitles | إذا كنتم هنا للتذمر حيال ماحدث بخصوص شركة هيسنغتن فلا علاقة لي بالأمر |
- Şikayete gelmedik. - Hediye vermeye geldik. | Open Subtitles | لسنا هنا للتذمر - نحن هنا لتقديم هدية - |
Bilirsin, Jose Feliciano'da şikayet etmezsin. | Open Subtitles | مثلاً مع خوسيه فيليتشيانو لا يوجد مجال للتذمر |
şikayet edecek hiçbir şeyimiz yok. Gaby her zaman bize bakıyor. | Open Subtitles | ليس لدينا شيء للتذمر إن جابي تهتم لأجلنا دائماً. |
Sağlayıcılığımın şikâyet etmeni gerektirecek bir şey olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | ما يظنون أنهم يحتاجون لا أظن أن مساعدتي للناس تدعو للتذمر |
Sağlayıcılığımın şikâyet etmeni gerektirecek bir şey olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أن مساعدتي للناس تدعو للتذمر |
- Şikayete gelmedik. - Hediye vermeye geldik. | Open Subtitles | لسنا هنا للتذمر - نحن هنا لتقديم هدية - |
Nico, şikayet edecek değilim... ama Jax'a hırsızlık yaptırdın. | Open Subtitles | نيكو ,لا أقول هذا للتذمر... ...ولكننى فعلت كل ما طلبته منى. |
şikayet etmeleri için hiç bir nedenleri yok. | Open Subtitles | ما من عذر للتذمر |
Evet. şikayet etmemeliyiz. | Open Subtitles | نعم، لكن لا داعي للتذمر |
şikâyet etmeye hakları yok. | Open Subtitles | ما من عذر للتذمر |
Ekibimin Virgil'a şikâyet edecek neden vermemesini sağlarım. | Open Subtitles | سأحرص على أن لا يُعطي طاقمي (فيرجل) أي سبب للتذمر |