| İyileşmiş bir bağımlının diğerini hapiste çürümeye göndermesini olası bulmuyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن مدمن متعاف قد يرسل روح مضطربة للتعفن في السجن |
| Ah biraz aklım olsaydı, seni çürümeye bırakırdım ama... | Open Subtitles | -إن كان لديّ شعور، لكنت سأدعك هنا للتعفن |
| Eşyaları orada çürümeye terk edemezsin. | Open Subtitles | لا يمكنك ترك أغراضك هنا للتعفن |
| Boş yere yer kaplama, çürüyüp gitme fikrini hiçbir zaman sevmedim. | Open Subtitles | انا ابدا لم تكن تعجبني .. فكرة اخذ مساحة للتعفن |
| Araziyi arayacağım. Bu çürümenin erişemediği meyveler olmalı. | Open Subtitles | سأتفقد الحقل، لا بد أن تكون هناك بعض الفاكهة لم تتعرض للتعفن. |
| Bu çürümenin sonucu. | Open Subtitles | هذه نتيجة للتعفن. |
| Ve cesedini burada çürümeye bırakacağım. | Open Subtitles | لأدع جثتك هنا للتعفن |
| - Toprağın altında çürümeye yüz tuttuk. | Open Subtitles | -نحن متروكون للتعفن تحت الأرض |
| çürümeye terk edecekler. | Open Subtitles | يتركوكى للتعفن |