| cinsel gücümün zirvesi 10 yıl önceydi. | Open Subtitles | أقصى قدرة لى للجماع الجنسي كانت منذ عشر سنوات |
| Bu hareket cinsel ilişki yaşayan atalarımızı hatırlatıyor. | Open Subtitles | هذه الحركة يمكن أن تكون مماثلة للجماع لدى الإنسان |
| Hatta yalnızca ilişkideyken girebileceğin bir cinsel pozisyon var. | Open Subtitles | في الحقيقة, هناك وضعية للجماع يمكنك فعلها فقط إن كنت في علاقة |
| Hayvanların gözdelerinin olmasının en az sekiz adı vardır. Proseptif seçilim, erkek seçimi, dişi seçimi, cinsel seçim. | TED | هناك أكثر من ثمانية عبارات عن ما يسمونه تفضيل الحيوان: انتقائية الاستعداد للجماع ، واختيار الرفيق، واختيار الإناث ، واختيار الجنس. |
| Hep kadınların nesneleştirildiği, seks objesi haline geldiği bebek yapma makinesi ya da et olarak algılandıkları söyleniyor. | Open Subtitles | أنا جاد فليس كل شيء يدور حول المرأة وعن حبها للجماع وعن كونها آلة لصنع الأطفال |
| Ne yani, halk eğitim merkezinde bedava seks gecesi yok mu? | Open Subtitles | أليس هناك ليلة للجماع المجاني في المجمع الكبير؟ |
| cinsel ilişki için Nasyonal Sosyalist klavuzu | Open Subtitles | كتيب " الحزب الاشتراكي القومي " للجماع الجنسي |
| Todd, bu benim ilk cinsel birlikteliğim olmayacak fakat yine de beni saf ve lekesiz biri sayıp, tohumlarını vermeyi kabul ettin. | Open Subtitles | تود، إنه ليس أول جماع روديو طريقة للجماع ** لكنّك ستقبلني كنقية |
| İkiniz cinsel ilişki için alternatifler hakkında düşündünüz mü? | Open Subtitles | هل جربتما طرق اخرى للجماع ؟ |
| seks çadırı, haiku. | Open Subtitles | خيمة للجماع. وقصيدة يابانية من 17 مقطعاً |
| Çocuklar yatağa gider gitmez yapılan düzenli seks. | Open Subtitles | أيام عادية للجماع عندما ينام الأولاد |