| Eski Din'in Yüksek Rahibelerini korumaya yemin etmiş savaşçı rahipler. | Open Subtitles | الكهنة المحاربون اقسموا ان يحموا الكاهنة العظيمة للديانة القديمة |
| Her bir kristal Eski Din'in işaretlerini barındırır. | Open Subtitles | كل كريستالة تعطي اشارة عنصرية للديانة القديمة |
| Ailelerinden alınıp Eski Din üyeliğine kabul edilirlerdi. | Open Subtitles | كُنَّ يؤخَذْنَ من عائلاتهنّ ويترعرعنَ كمُلقِّناتٍ للديانة القديمة. |
| Hastalarımdan biri bana Camelot sınırları içerisinde bir Eski Din inananı olduğunu söyledi. | Open Subtitles | لقد نصحني أحد مرضاي أنّ هُنالك مُتّبعةٌ للديانة القديمة داخل أسوار (كاميلوت). |
| Bu dinin merkezi öğesi ateş gibi görünüyor. | Open Subtitles | أتضور جوعاً يبدو أن النار هي الأيقونة الرئيسية للديانة |
| Evet, ama dinin merkezindeki vaat, Köken'e inananların kendilerini adadıkları şey, bir yalan. | Open Subtitles | نعم، ولكن الوعد الرئيسي للديانة.. |