| - Ne de rahibeye söylediği gibi... - çarın kızı olduğunu kabul etti. | Open Subtitles | كما أنها لم تقر بإخبارها للراهبة أنها ابنة القيصر |
| Bu kız çok samimiydi, sanki baş rahibeye itirafta bulunan genç bir rahibe adayıydı. | Open Subtitles | كانت شديدة الصراحة شابه تدلي إعترافها للراهبة |
| Şu Polonyalı rahibeye gelirsek, kadın fena hâlde tüylerimi ürpertiyor. Sorun yok. Sorun yok. | Open Subtitles | بالنسبة للراهبة البولندية فهي تجلعني أرتعد خوفاً لا وجود لمشكلة ، لا وجود لمشكلة |
| Küçük rahibeye mi? | Open Subtitles | للراهبة الصغيرة؟ |
| Manastırdaki rahibeye resmimi gösterdin. | Open Subtitles | لقد أظهرت صورةً لي للراهبة. |
| Benimkini rahibeye verdim. | Open Subtitles | أعطيتُ رسالتي للراهبة. |
| - rahibeye uyarı mı yazacaksın? | Open Subtitles | ! تعطين إنذار للراهبة ؟ |