| Adilce kazanmanın kazanmaktan daha önemli olduğuna inanan biri. | Open Subtitles | شخص ما يؤمن بأهمية الرِبْح بإنصاف بدل للرِبْح |
| # Denver'da kazanmanın 50 yolu. | Open Subtitles | في موقف الجناحِ الغربيِ ؟ 50 طريق للرِبْح في دينفير؟ |
| # Kent diyor ki, Denver'ı kazanmanın 50 yolu var | Open Subtitles | كنت يقول هناك 50 طريقة ؟ للرِبْح في دينفير؟ |
| kazanmak için daha güçlü olmalıyız. | Open Subtitles | يجب ان نَكُونْ اقوياء بما فيه الكفاية للرِبْح |
| Umut ediyorum ki koçluğumla Clog dansı kazanmak için yeterli olur. | Open Subtitles | أَنا فَقَطْ أَتمنّى التدريب الرقص النقري سيَكُونُ كافياً للرِبْح |
| Ancak kazanmanın başka bir yoluda var. | Open Subtitles | لكن هناك طريقة آخري للرِبْح. |
| kazanmanın bir yolunu bulacağız. | Open Subtitles | سَنَجِدُ طريقة للرِبْح |
| # Kent diyor ki, Denver'ı kazanmanın 50 yolu var | Open Subtitles | *كنتيقولهناك خمسين طريقة للرِبْح في دينفير... |
| Tek bildiğim kurallara uymadığı ve kazanmak için elinden gelen her şeyi yaptığı. | Open Subtitles | كُلّ ما أَعْرفُه بأنّه يَعتقدُ نفسه فوق القواعد وهو يفعل مهما كلّف الأمر للرِبْح |
| kazanmak için güçlü olmalısın! | Open Subtitles | يَكُونُ Ya gotta متوسطاً للرِبْح! نعم! أكثر بخلاً! |
| "Hemen hemen hepsini" kazanmak için elinden gelenin yapılması için bayağı teşvik edici. | Open Subtitles | يا له من حافز لتبذل جهدك بالعمل للرِبْح "بشكل دائم تقريباً" |
| kazanmak için her şeyi yapar. | Open Subtitles | هو يَعمَلُ مهما هو يَجِبُ أَنْ للرِبْح. |
| kazanmak için kullandım. | Open Subtitles | إستخدمتها للرِبْح |