| Yakınlarda deprem için bir saklanma konteyneri var. | Open Subtitles | هناك حاوية تزويد مخصصة للزلازل في الجوار |
| Lütfen bana Oyuncak Ördek'inde bir anti deprem aleti olduğunu söyle. | Open Subtitles | ايها الرأس المسطح أخبرني بأن درعك ربر داكي لديه أداة مضادة للزلازل مبنية بداخله |
| Aslında sadece malibu yalnız deprem bölgesini ayı. | Open Subtitles | في الواقع، والمناطق الوحيدة معرضة للزلازل ماليبو فقط. |
| Güney kıyısı üzerinde uçarak, yüzeyin yoğunluğunu anlamamıza yardım edecek stratejik sismik bombalar atacağız. | Open Subtitles | سنطير للشاطيء الجنوبي، ثم إستراتيجيًا سنضع مستشعرات للزلازل... لتساعدنا على فهم كثافة الأرض بشكلٍ أفضل. |
| Sıradaki Pyeongchang sismik ekip tasarımı. | Open Subtitles | التالي هو فريق التصميمات المخصصة للزلازل من (بيونغ تشانغ) |
| (Video) Elora Hardy: Her yerde büyürler, güçlüdürler, zariftirler, depreme dayanıklıdırlar. | TED | إنها تنمو حولنا جميعاً وهي قوية، جميلة المظهر، ومقاومة للزلازل. |
| Ben de deprem makinelerinin olabilecek en uç nokta olduğunu sanmıştım. | Open Subtitles | وأنا من ظننت الآلات المسببة للزلازل هي أغرب ما سأشهد. |
| İçeride güvende sütunlar üzerinde camdan yapılmış bir evde deprem olması bayadır beklenen bir şehirde. | Open Subtitles | في منزل مصنوع من الزجاج على قواعد متينة في مدينه معرضة كليا للزلازل |
| Geçen hafta deprem provası yapmışlar ve şu an kıyamete dek yetecek kadar şişelenmiş suyumuz var. | Open Subtitles | لقد فعلوا وحدة للتأهب للزلازل الاسبوع الماضي ونحن لدينا الآن مايكفي من زجاجات المياه المعبأة التي ستكفينا حتى نتجاوز نهاية العالم |