| Az sayıdaki hasarlı gemi ve ölü kölenin benim için bir anlamı yok. | Open Subtitles | العديد الضئيل للسفن المدمرة والعبيد الذين لقوا مصرعهم لا يعنيان لي أي شيء |
| Bir kısmının tarlalarda yatırımları var. Bazı kesim de gemi sahipleri. | Open Subtitles | آخرون لديهم إستثمارات في المزارع وآخرون مالكي للسفن |
| Sizleri yeni gemilere gönderene kadar sancak hangar güvertesinde kalın. | Open Subtitles | إبقوا على طابق الحظيرة الأيمن حتى يمكننا نقلكم للسفن الجديدة |
| Diyor ki, Amerikalılar eğer yörüngede gemileri patlatmaya devam edeceklerse, kendi dağınıklıklarını kontrol etmede daha iyi iş çıkarmalılar. | Open Subtitles | إنه يقول على الأمريكان ان يبقوا نسفهم للسفن الفضائية خارج مدارنا لديهم وظائف أفضل من تتبع الفوضى الخاصة بنا |
| Uçacak ve kovan gemilerine yetiştiğiniz zamana kadar da savaşabilecek durumda olacak. | Open Subtitles | وفي الوقت الذي ستصل به للسفن الأم يفترض أن تكون قادر على القتال |
| Neyse ki, İskenderiye Akdeniz'den geçen gemiler için bir merkez konumundaydı. | TED | لحسن الحظ، كانت الإسكندرية مركزاً للسفن التي تعبر البحر الأبيض المتوسط. |
| - Onun gemiye ihtiyacı yok. | Open Subtitles | ليس لديه حاجه للسفن - أنا متأكد أنه لايحتاج - |
| O bölgedeki başka gemilerin uydu fotoğrafları var mı? | Open Subtitles | هل لديك صور قمر الصناعي للسفن الأخرى في تلك المنطقة؟ |
| Çünkü orada ada filan yok, sadece bir avuç hikaye. Orası bir gemi mezarlığı. | Open Subtitles | لأنّ لا جزيرة هناك، إنّما عدّة قصص حول ذاك المكان، إنّه مقبرة للسفن. |
| Onu gemi yarışında yenebiliyorsam kumar masasında da yenebilirim. | Open Subtitles | إذا ما أمكنني أن أغلبه في سباق للسفن فيمكنني التغلب عليه في لعبة على الطاولة |
| Onu gemi yarışında yenebiliyorsam kumar masasında da yenebilirim. | Open Subtitles | إذا ما أمكنني أن أغلبه في سباق للسفن فيمكنني التغلب عليه في لعبة على الطاولة |
| Ve bunun etrafindaki buyuk projelerden birisi 13 tam boyutta sehrin rezervuarin yolundan kaldirilmasi, ve butun yapilarin yikilmasi boylece gemilere yol yapilmasiydi. | TED | واحد اكبر المشاريع المرافقة للسد كان نقل 13 مدينة مأهولة بالكامل من الخزان وإزالة كل الابنية ليفسحوا المجال للسفن |
| Sadece FTL sürücülerini açık tutan gemilere yolla. | Open Subtitles | فقط, للسفن التى ابقت على محركاتها بوضع الاستعداد |
| Birçok ülkenin büyük gemilere ihtiyacı var. | Open Subtitles | وهناك الكثير من البلدان في حاجة للسفن الكبيرة |
| gemileri görür görmez, herkese orada gemiler olduğunu anlatır. | Open Subtitles | و بمجرد رؤيته للسفن, أخبر الجميع بأن سفناً بالخارج هناك. |
| Hayır, etmediler. Onlar Goa'uld ana gemileri için iniş platformları. | Open Subtitles | لا، لقد فعلوا في الواقع هي مرافئ للسفن الأم |
| Şu an, Yıldızgeçidi Komutanlığının kovan gemileri Dünya'ya erişmeden önce onlarla çarpışacak kapasitede gemileri yokmuş. | Open Subtitles | حاليا قيادة بوابة النجوم ليست لديها سفن قادرة على الوصول للسفن الأم قبل بلوغ الأرض |
| Uçacak ve kovan gemilerine yetiştiğiniz zamana kadar da savaşabilecek durumda olacak. | Open Subtitles | وفي الوقت الذي ستصل به للسفن الأم يفترض أن تكون قادر على القتال |
| Çeyiz getirilip, Veracruz'da bekleyen İspanyol gemilerine yüklenecekti. | Open Subtitles | وبعد ذلك حمّلوها للسفن الشراعية الإسبانية هنا في فيراكروز. |
| Elverişsiz durumdaki eski gemiler için bir çeşit mezarlık gibidir. | Open Subtitles | إنه مقبرة للسفن القديمة التي اصبحت غير قابلة للإبحار |
| gemiler için Fransız kerestesi almakla ilgili bir şey. | Open Subtitles | صفقة لشراء أخشاب فرنسية للسفن. |
| - Onun gemiye ihtiyaci yok. | Open Subtitles | -ليس بحاجه للسفن |
| Saldıran gemilerin yüksek çözünürlüklü resimlerine de sahipler. | Open Subtitles | لديهم أيضاً صور عالية الجودة للسفن المُحاربة |