| Fakat sana çok basit bir soru soruyorum ve bana doğru cevabı veremiyorsun. | Open Subtitles | لكنى أسألك سؤال بسيط للغايه و أنت لا تستطيع أن تعطينى إجابة صحيحة |
| Annem aşırı gergin ve benim ona veremeyeceğim bir şeye ihtiyacı var. | Open Subtitles | أمي متوترة للغايه و هي بحاجه لشيء ما لا يمكنني تقديمه لها |
| Bu güzel kadınlarlayım..ve hepsi benle seks yapmak istiyor | Open Subtitles | مع كل هؤلاء النساء الجميله الذين يحبونى للغايه و يمارسو الجنس معى |
| Benim kusursuz olduğumu mu düşünüyorsun ? ve bende bi kusur olursa, senle birlikte olabilirim diye düşünüyorsun | Open Subtitles | كنت تظن انني ممتازه للغايه و كنت تتمني أن يكون هناك عيب بى لتكون معي |
| Şu anda olmak istediğim yerdeyim çünkü çok yorgunum ve burası acayip sıcak. | Open Subtitles | لأنه المكان الذى أريد أن أكون بداخله لأننى متعب للغايه و الجو حار هنا |
| Her ne kadar Yılbaşı'nı kutlamasam da tatil sezonunu seviyorum sen ve Tony bir araya geldiğiniz için sevindim. | Open Subtitles | على الرغم من أنى لا أحتفل بالكريسماس الا أنى أحب موسم الاعياد للغايه و أنا سعيده أنك وطونى |
| İnanılmaz derece aptal olmak ve hapse girmek istemedikçe. | Open Subtitles | الا اذا أردت أن تكون غبى للغايه و تذهب للسجن |
| Buradaki dosyada diyor ki Bolling'teki görevi üst derecede gizliymiş ve SGS adına çalışıyormuş. | Open Subtitles | الآن,الملفات تقول أن مهمته كانت سريه للغايه و أنه كان يعمل لصالح قسم العمليات السريه فى وزاره الدفاع |
| Saatçiler pahalı ve senin saatin de buna değmez. | Open Subtitles | وسيطوا الزواج مكلفون للغايه و ساعتك خرده |
| Çok kızgın olması ve hazırlanması için yeterli bir süre. | Open Subtitles | هذا وقت طويل ليصبح غاضب للغايه و أكثر تنظيما |
| Konuştum fakat Delilah'dan bahsettiğim anda telaşlandı ve gitti. | Open Subtitles | لقد تحدثت اليه وعندما ذكرت ديلايلا أصبح مضطرب للغايه و غادر |
| Hava çok soğuk ve bu tartışmaya şu an devam etmek için bana göre çok inatçısın. | Open Subtitles | إن الجو بارد للغايه و أنتِ عنيده للغايه بالنسبه لى لأُكمل هذا النقاش الآن. تى.إس.إيليوت كان مخطئا. |
| Daha geniş ve yuvarlak. | Open Subtitles | إنها دائرية للغايه و كبيرة للغايه |
| Süper-temizdir ve uçması çok eğlencelidir. | Open Subtitles | إنها أنيقة للغايه و جذابة فى طيرانها |
| - Sudan biraz içmeye çalıştım ama çok sıcaktı ve tadı da soya sosu gibiydi. | Open Subtitles | -ماذا حدث لك؟ -حاولت شرب بعض الماء و كان ساخناً للغايه و كان طعمه مثل صلصة الصويا |
| O kadar büyük, yassı ve yuvarlak ki, kulağa kocaman gelecek bir isme ihtiyacı var. | Open Subtitles | كبير للغايه و مسطح و دائرى إنه بحاجه لأسم يشمل حجمه ! |
| Çok zengin ve yalnızdır. | Open Subtitles | أنه ثرى للغايه و وحيد للغايه |
| Sen çok basit ve dar kafalısın! | Open Subtitles | انت ضحل للغايه و رخيص |
| Çok gösterişli ve uzman. | Open Subtitles | مهذب للغايه و محترف جداً |
| - Çok alçakgönüllü ve cömert bir insan. | Open Subtitles | -إنه رجل متواضع للغايه و كريم |