| Sadece öncesinde ama bu bana adamınla ilgili birkaç şeyi düşündürdü ve onunla tanışmak beni sinirlendirdi. | Open Subtitles | فقط بأثر رجعي، لكنّه علمني عدّة أشياء عن رجلك وجعلني أتلهّف للقائه شخصيًّا |
| Kulağa güzel geliyor. tanışmak için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | يبدو الأمر جميلاً، شوقتني للقائه |
| - Hayır. Debra dün gece onunla buluşmaya çıktığından beri kayıp. | Open Subtitles | إنّها متغيّبة دون إجازة مذ خروجها البارحة للقائه |
| Ama onunla buluşmaya gittiğim gün gelmedi. | Open Subtitles | ولكن فى اليوم الذى ذهبت للقائه, هو لم يحضر. |
| Onunla tanışmayı sabırsızlıkla bekliyorum. | Open Subtitles | أنا أتطلع للقائه |
| Bir gece fırından kaçtım ve barikatların oraya Onu görmeye gittim... | Open Subtitles | في إحدى الليالي، هربت من المخبز وذهبت للقائه عند الحاجز |
| tanışmak için sabırsızlanıyorum. - Sağol, Scorsese. | Open Subtitles | يبدو الأمر جميلاً، شوقتني للقائه |
| tanışmak için gerekeni ayarladım. | Open Subtitles | ,قمتُ بالترتيبات للقائه |
| - Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | أتطلع للقائه عليّ الذهاب |
| Onunla tanışmak için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | أتطلع كثيراً للقائه. |
| tanışmak için sabırsızlanıyorum. | Open Subtitles | لا يمكنني الانتظار للقائه |
| Marshall Bowman'ın buluşmaya geldiği adam. | Open Subtitles | إنه الرجل الذي سافر (مارشال بومان) للقائه. |
| Ama onunla ilişki yaşamıyordum. Ayrıca New Jersey'e, bir motelde buluşmaya falan da gitmedim. | Open Subtitles | لكن لمْ أكن على علاقة غراميّة معه، ولمْ اذهب لـ(نيو جيرسي) للقائه بفندقٍ ما. |
| Onunla buluşmaya gitti. | Open Subtitles | إنها في طريقها للقائه الآن |
| - Arkadaşına gelince, onunla tanışmayı çok isterim. | Open Subtitles | - وعن صديقك .. سأكون سعيدا للقائه |
| Onunla tanışmayı dört gözle bekliyorum. | Open Subtitles | أنا أَتطلع للقائه |
| Will'e onunla tanışmayı dört gözle beklediğimi söyle. | Open Subtitles | قل لـ(ويل) إني أتطلّع للقائه |
| Ama rahattır, şüphesiz, Onu görmeye can attığın için. Adın nedir? | Open Subtitles | لكنّه مُطمئن بلا شك لأنك مشتاقة للقائه ما إسمك ؟ |
| Raymond Tusk. Patronun geçen Ekim'de Onu görmeye gitti. | Open Subtitles | رايموند تاسك، رئيسك ذهب للقائه في أكتوبر الماضي. |
| Ama rahattır, şüphesiz, Onu görmeye can attığın için. | Open Subtitles | لكنّه مُطمئن بلا شك لأنك مشتاقة للقائه |