- Benimle buluştuğun için sağ ol. | Open Subtitles | اه,أريد أن أشكرك للقائي بهذه الطريقه |
Tekrar buluştuğun için sağol. | Open Subtitles | شكرا للقائي مجددا |
Sence, Elizabeth benimle buluşmaya ikna edilebilir mi? | Open Subtitles | هل تظنين أن من الممكن إقناع إليزابيث للقائي هنا؟ |
Benimle buluşmaya gelecek. | Open Subtitles | ستأتي للقائي قريباً |
Yarın beni görmeye gel. Hallederiz. | Open Subtitles | تعال للقائي غداً و سنسوي الأمر |
Çevremde sıra oluşturup benimle tanışmak için beni takip eden insan yok. Adalet yok. | Open Subtitles | ليس هنا من يتبعنا في كل مكان يصطفون للقائي |
Kız arkadaşımız senin kelebek partine katıldı fakat Benimle buluşmak için erken ayrıldı ve gizli ajan arkadaşın tarafından ziyaret edildi. | Open Subtitles | صديقتي ذهبت إلى تجمعك الباهر خرجت مبكراً للقائي وتلقت زيارةً من صديقك العميل السري |
-Avukat. Benimle buluştuğunuz için teşekkürler. -Bir şey değil. | Open Subtitles | شكراً للقائي هنا أيتها المحامية- بالتأكيد - |
Benimle buluştuğun için sağ ol. | Open Subtitles | مرحبا ، شكرالك للقائي |
Son dakikada benimle buluştuğun için teşekkürler. | Open Subtitles | شكرًا للقائي بالدقائق الاخيرة |
Burada buluştuğun için sağ ol. | Open Subtitles | شكرا للقائي هنا |
Benimle buluştuğun için sağ ol. | Open Subtitles | شكرا للقائي |
- Benimle buluştuğun için teşekkürler. | Open Subtitles | -شكرًا للقائي |
Benimle buluşmaya geliyordu. | Open Subtitles | كان مقبلا للقائي. |
Benimle buluşmaya gelirdin | Open Subtitles | كل مساء " " للقائي |
Sabah beni görmeye gel. | Open Subtitles | وفي الصباح، فلتأتي للقائي |
Iı... o beni görmeye geleceğini söyledi bu durum hakkında konuşmak için | Open Subtitles | لقد قال بأنه سيأتي للقائي |
Peder Gabriel iki gün önce beni görmeye geldi ve yeni misafirlerimizin güvenilmez ve tehlikeli olduklarını ve kendi çıkarlarını, bu topluluğun önüne koyacaklarını söyledi. | Open Subtitles | الأب (غابريال) أتى للقائي قبل البارحة، وقال أن وافدينا الجدد ليسوا أهلًا للثقة وأنّهم خطرون، وأنّهم سيولّون مصلحتهم عن هذا المجتمع |
Internet buluşmak bir devrim günde 100 mesaj alıyorum zavallıları eliyorum ve sonunda benimle tanışmak isteyen can atan düzinelerce yakışıklı kalıyor | Open Subtitles | ازيل الفاشلون، وسيبقى لديّ العشرات من الرجال الوسيمون والناجحون، يتوقون للقائي |
benimle tanışmak için hazır olmadığını yazmış. | Open Subtitles | إنه يقول أنه ليس مستعداً للقائي حالياً |
Benimle buluşmak için mi buradasın yoksa binada puştlar toplantısı mı var? | Open Subtitles | هل أنت هنا للقائي أم ثمّة مؤتمر للحمقى في المبنى؟ |
Benimle buluşmak üzere yola çıkmıştı. | Open Subtitles | كانت في طريقها للقائي |
Benimle buluştuğunuz için teşekkür ederim Ajan Machado. | Open Subtitles | -شكراً للقائي أيّها العميل (ماتشادو ). |
Benimle buluştuğunuz için teşekkür ederim. | Open Subtitles | شكرا للقائي |