| O borç altı ay için yeter. O zamana kadar da yağmur yağar. | Open Subtitles | يمكن للقرض أن يكفينا لستة أشهر وفى هذه الأثناء لا بد أن تمطر |
| Kardeşime borç almaya gittim. | Open Subtitles | ذهبت إلى أخّي للقرض. |
| Tam anlamıyla tehlikeli bir tefeci. | Open Subtitles | القرش المتوحش الحقيقي للقرض. |
| Ve krediyi ne zaman ödediğimiz adamın umurunda değil. | Open Subtitles | ولن يكون هناك أي فوائد للقرض يمكن أن نعيدها له في أي وقت |
| Aldığınız krediyi ödemediğiniz için banka bu mülke el koyuyor. | Open Subtitles | عيك تقصير للقرض والمصرف سوف يستعيد هذه الملكية |
| Ben Gelir İdaresine olan borcumu öderim, ve hatta sizin evinizin üzerindeki ipoteği bile kaldırtırım ve sonra ev kurtulur. | Open Subtitles | ويمكنني الدفع لمصلحة الضرائب ثم حتى أدفع الحد الأدنى للقرض على المنزل ثم.. |
| Bu da dairenin ipoteği için. | Open Subtitles | وهذا للقرض مُقابل الشقة |
| Bankanın krediyi onaylamasını bekliyorum. | Open Subtitles | أنا فقط أنتظر موافقة البنك للقرض |