| "Eğer oradaysan ve kuşu kafese tıkmama yardım etmek istersen haber ver. | Open Subtitles | إذا كنت هناك و تود المساعدة في إعادة ذلك العصفور للقفص أعلمني بذلك |
| Silahı indir kafese ondan sonra gireceğim. | Open Subtitles | اخفض المسدس وبعدها سأذهب للقفص |
| Hepimiz onun kafese dönmesi gerektiğini biliyoruz. | Open Subtitles | جميعنا يعلم أنه يجب عليه أن يعود للقفص |
| Biri kelepçeler için, biri kafes için, diğeri ayak zincirleri için. | Open Subtitles | واحدة من أجل الأصفاد وواحدة للقفص وأخرى لأصفاد الأرجل |
| Mahkumlar oraya kafes içinde inerler ve bazen ölümüne dövüşürler. | Open Subtitles | يذهب النزلاء فيه للقفص قتال للموت أحيانا |
| Ayrıca göğüs kafesinde morarma ve kaburgasında hafif hasar var... | Open Subtitles | و أيضًا كدمات على عظمة الصدر وضرر بسيط للقفص الصدري |
| Asla kafese arkanı dönme. | Open Subtitles | لا تدر ظهرك للقفص أبداً |
| Lucifer'i kafese geri göndermeliyiz. | Open Subtitles | يجب أن نعيد "لوسيفر" للقفص. |
| Gir şu kafese. | Open Subtitles | ادخل للقفص |
| - kafese attılar. | Open Subtitles | أخذوه للقفص |
| kafese geri götürün. | Open Subtitles | أعده للقفص |
| kafes için yeni brandaya ihtiyacımız var diye düşünüyorum. | Open Subtitles | أنا اعتقد اننا بحاجة الى قماشٍ جديد للقفص |
| kafes için yeni brandaya ihtiyacımız yok. | Open Subtitles | لسنا بحاجة الى قماش جديد للقفص |
| kafes için yeni branda almaya paramız yok. | Open Subtitles | لانستطيع تحمل قيمة قماش جديد للقفص |
| Göğüs kafesinde ağır bir travma söz konusu. | Open Subtitles | يبدو أنّ هناك إصابات شديدة للقفص الصدري. |